15 Mart 2019 Cuma

Dizi Yorumu: My ID is Gangnam Beauty

Selamlaar! Uzuun bir aradan sonra bu minnoş diziyle dönmeyi daha uygun buldum. Vallahi vakit bulabilsem daha sık yazı atacağım ama ilk dönem hem benim için hem dünya için çok zorluydu arkdşlr... Gerçekten ilk dönemi hatırlamak bile beni yoruyor. O fakültede her gün depar attım depar, hey yavrum hey!
Dikkat dikkat, bu yazı aşırı dozda spoiler içerir!
Konumuza dönecek olursak sömestr tatilinde daha önceden bir sitede rastladığım My ID is Gangnam Beauty'yi izlemeye karar verdim. Dizi -orijinal ismiyle Nae Aidineun Gangnammiin- JTBC yapımı, 2018 tarihli bir dizi. Aynı isimli bir manhwadan uyarlama. 
Diziyi uzun süre izleyemesem de- Sebep: Ablamla Man from the Stars'a tekrar başlamam- Eskişehir'e dönünce devam ettim ve gerçekten inanılmaz bağladı dizi beni.

İlk bölümlerde dizinin içine çok girememiştim. Olaylar çok yavaş ilerliyor gibi gelmişti ama dizi yavaş yavaş sarıyor insanı. Ve minnoşluğu da orada ortaya çıkıyor zaten. İnsanın yüzünde gülümseme bırakan, sevimli bir dizi. Ve ayrıca bilmiyorum ben mi tersten bakıyorum ama, bir çok kdrama klişesinden çok uzaktı.

Konusuna gelecek olursak Kang Mi Rae küçüklüğünden beri çok çirkin olduğu için dalga konusu olan ve aşağılanan bir genç kızdır. Bir gün estetik ameliyat olmaya karar verir. İstediği olmuştur, artık güzel biridir ama bu sefer de estetik olduğu çok belli olduğundan insanlar ondan ''Gangnam Güzeli'' diye bahsetmeye başlar. Her şeyin tekrar başladığını sandığı bir anda hayal kırıklığına uğrar.
Tüm bunlara rağmen ortaokul arkadaşı Do Kyung Seok Mi Rae'yi tanır ve olaylar başlar.
PS: Gangnam Güzeli estetikli olduğu çok belli olan insanlara söylenen bir aşağılama sözcüğüdür.Dizinin konusu açıklanınca herkes ''Bu ne ya? Ne kadar büyük bir sorun estetik, bunu olumluyorlar mı?'' falan oldu. Arkadaşlar ne olumlaması? Olay tamamen güzellik algısını yıkma amaçlı. Ha diyorsanız estetik olmasa Kyung Seok Mi Rae'ye bakar mıydı, ki realist bir bakış açısı, evet bir miktar haklı olabilirsiniz. Ama onun önünü almışlar. Kyung Seok dış güzelliğe değil, iç güzelliğe bakar demişler. İnanmış gibi yapalım sjsjsjs

KARAKTERLER:

Kang Mi Rae (Im Soo Hyang)

Kang Mi Rae karakterine Im Soo Hyang hayat veriyor.

Dizinin başlarında kendisiyle etkileşimim çok iyi değildi. Pek çok insan kadın başrolden yakınıyordu ve ben de bu yorumlara katılıyordum çünkü dizide çok donuk ve ruhsuz baktığını düşünüyordum. Oyunculuğu falan değil bahsettiğim. Tamamen bakışları, çok rahatsız ediyordu beni. Şaşırdığı sahnelerde şaşırmaktan çok balığı anımsatıyordu bana. Ama sanırım bu rol icabıydı çünkü son bölümlere doğru kendisini sahiplenip eve götürmekle yanaklarını sıkmak arasında kaldım:3 Dizinin ortalarına doğru havasını buldu, açıldı ve o zaman dizi tadından yenmedi işte. Gözlerinin rahatsız ediciliği kayboldu ahahaha
Sesi çok şirindi ve bu bir artı. Sesi, konuşma tarzı benim çok hoşuma gitti. İçi de dolu bir karakterdi. Öyle vay efenim estetik oldum yaşasın falan değil cidden kendi fikirleri olan bir karakterdi. Ve estetik yaptırdıktan sonra olan fark edilmesi güzel bir kabuk olmadan içi dolu bir beynin kimseyi alakadar etmediği gerçeğini sert bir tokat gibi yüzümüze vurdu.
Kyung Seok'u reddettiği bölümlerde benim de çok sinirim bozuldu ama yalan yok. Tamam kendince çok haklı sebepleri var. Ama inanılmaz ayak diredi, sanki çocuk düşmanı. İlişkilerinin başladığı sahne de ne pata küteydi. Artık bunlardan bir cacık olmaz modunda boş boş ekrana bakıyordum. Çıkmaya başladılar bankta... BANK NE YA?!
Mi Rae karakterini sevdim. Şirindi. Ama klişe yok dediysek o kadar da değil, bir MELEKTİ! Artık kdramalardaki melek başrollerden nefret ettim. Bu iyilik değil, düpedüz salaklık. Bunlara yağmurlu havada su vermeyecek insanlara iyilik yapmaya çalışmaları da beni geriyor cidden. Ama yine de Mi Rae diğer başrollere göre daha iyi gidiyordu. Final bölümünde Eun ona Sua ile arkadaş olması için ısrar ederken ayak diredi, yine finalde Sua'ya bağırırken ondan nefret ettiğini avaz avaz haykırdı ama hastanede yaptığı salaklık hepsini batırdı! Bir de evinde kalacak diye çok korktum bir an çünkü yapar! Neyse ki Sua uzun bir süre diziden ayrıldı. Bu da bir ters köşeydi. Başka dizide olsa Sua tövbe eder (sjsjsjs) bunların ortamlarına katılır ve bestfriend olurlardı. Yemeyin bizi allasen, huylu huyundan vaz geçer mi ya??
 Artık Cheon Song Yi gibi karakterler istiyorum. O dizide Yoo Se Mi düşse elini uzatmazdı. İşte bu ahahahs. Bunu arıyoruz biz.
Çook güzel giyiniyordu bir de ya. Günün sadece üç saatinde fakültede dursam ben de süslenir püslenir giderim. Ama adeta fakültede yaşadığım, kütüphanede uyuduğum için rahatlık ön planda. Ulan bizimki de üniversite hayatı mı bee, lise 5!
Diziyi izlerken Atelier Cologne parfümleri Türkiye'ye dolear üzerinden geldiği için çok dertlendim. Bu da dipnot olsun.


Do Kyung Seok (Cha Eun Woo)

 Do Kyung Seok karakterine de Cha Eun Woo hayat vermiş, ay çok da güzel olmuş! Bir kere diziyi izleyene kadar ben Cha Eun Woo'nun neden bu kadar beğenildiğini anlamıyordum. Yani netizenler ölüp bitiyor falan ya ben de diyordum ki tamam çok yakışıklı ama neden ölüyorsunuz arkadaşlar???
Ölünüyormuş. 
Denendi, onaylandı. 
Bir kere gülüşü dünyanın en güçlü silahı olabilir ssjsjsj -iyice gülüm modum açıldı hayırlısı-. Do Kyung Seok karakter itibariyle kült bir kdrama karakteri. Son derece soğuk, yalnız, hafiften kibirli, hepiniz salaksınız modunda bir erkek. Hatta bu formüle bir de sorunlu bir aile ekleyin, tebrikler! Bir kdrama erkeğiniz oldu. Cidden ama bunlar kalıp galiba böyle. Kyung Seok Mi Rae'nin ortaokul arkadaşı. Dış görünüşü önemsemiyor. Bir de ne hikmetse ilk bölümden kızı tanıması??? Bin tane Kang Mi Rae vardır Kore'de. Kız tanınmaz hale gelmiş Kyung Seok, yukarıdan haber mi geldi sana, noldu?? Ama yine de seviyoruz seni sjsjsjs 
Diziyi izlerken Cha Eun Woo'nun ne kadar yakışıklı birisi olduğunun yanında ne kadar iyi oyuncu olduğunu da fark ettim. Yüz ifadeleri çok iyiydi bir kere. Herkese oyunculuğu tek düze gelmiş ama ARKADAŞLAR KYUNG SEOK KARAKTERİNİ BİLDİĞİNİZDEN EMİN MİSİNİZ? Adam tepkisiz, soğuk nevalenin teki zaten, olayı bu. Ki Astro'yu bilen bilir. Eun Woo ponçikler ponçiği bir üyedir.
Ay bir de küçüklüğünü oynayan çocuğu kim bulduysa alnından öpmek istiyorum. Bazı Eun Woo'nun bazı mimiklerinde o çocuğu görüyor gibi oluyordum ve inandırıcılık puanım yüs!
Dizide herkese olan mefasesi çok netti, bunu sevdim. Sua'ya olan çizgisini hiiç bozmadı. Bu da güzel bir ayrıntıydı. Mi Rae'ye olan tavırları da çok hoştu be. Her yerde hızır gibi bitip Mi Rae'yi savunması -bazen ilkel yollarla- hepimizi eritti şimdi birbirimizi kandırmayalım, biz bizeyiz sjsjsj


Hyun Sua (Jo Woo Ri)

Üzgünüm ama son bölümde yaptığınız ''Hyun Sua'yı sevimlileştirme projesi'' hiç işe yaramadı! Yaptığınız proje neydi ondan bile emin değilim.
Hayatımda çok ikinci karakter gördüm, çok şeytanları da çıktı ama böylesi... Bilmiyorum cidden.
Hyun Sua küçüklük yıllarında dışlanmış ve itilmiş birisi. Bunun acısını da ilgi odağı olmaya çalışarak alıyor. Güzel olmadığı sürece kimsenin onu sevmeyeceğinin farkında. Bu yüzden ciddi bir kilo ve güzellik takıntısı var. Kız çok ilginç bir şekilde tüm erkekler onunla ilgilensin istiyor. Fakültede biri biriyle çıksın ya da konuşuyor olsun ve Sua bunu duysun, o ilişkiye geçmiş olsun! Sua gidiyor ''Büyük hayranınım Oppa! İçmek istersen hep buradayım.'' falan diyor ve erkek adam gibi adam değilse (Diss to Tae Young) radarı Sua'ya kayıyor. Sonra Sua bunlara başlıyor ''Vay efenim sen beni böyle mi anladın, ben sen sadece sunbae olarak görüyorum'' falan ay illet! Melek yüzlü şeytan ya, bazen görmeye tahammül edemyordum. Her yere de musallat olması! Mi Rae ve Kyung Seok'un çalıştığı yere elini atınca sinirden yastıkları kemirmiştim! Bir orası kalmıştı elini atmadığın, tam oldu! Güzel falan da değildi ha Eun kat kat güzeldi bundan! Eun demişken o kızı da çok seviyordum sonra anlamsız bir şekilde Sua'ya yanaştı. Baştan sadece ağzından laf alacak sandım, baya baya sevdiği içinmiş, kınıyorum seni ve 49673 hayırla uğurluyorum Eun! Neyse ki son bölümde Sua okula süresiz ara verdi. Bizimkiler mezun olana kadar dönmesin. Ay gördüğüm en korkunç ikinci karakterdi kız ya şaka gibi bak yine sinirlendim.

Bir kdrama klişesi de bu he. Esas kızın yaptığı konuşmadan etkilenip iyi olan kötü kız! Bravo, çok zekice. Kız hayatının 18 yılını böyle yaşamış ama sen geldin 3 dakikalık bir nutuk çektin ya, helal olsun artık iyi bir kız oldu. Böyle bir saçmalık olabilir mi ya?! Sözüm meclisten dışarı, diğer kdramalarda daha ayyuka çıkmış durumda bu olay. Hele 2014 öncesi, eski jenerasyon kdramalarda melek başrol ve sonradan iyi olan şeytan yan rol olayından bıkmıştım. Birini alana diğeri bedava geliyordu. Arkadaşlar kötü insan kötüdür, drama yapmaya gerek yok. Son bölümde bir çok romantik sahne izlemek yerine Hyun Sua'nın aksiyonu çok mu gerekliydi emin değilim. Ama mobbing kısmına değinmişler güzel olmuş. Hastalıklı bir beyin bir insanın hareketlerini nasıl yanlış yorumlar ve buna inanır, bedelini karşıdakine yükleyip nasıl ödetir bunu da gördük. Çok yaşanıyor bu tarz olaylar. Son bulması dileğiyle.

Yeon Woo Young (Kwak Dong Yeon)
Woo Young Sunbae! İyilerin dostu, kötülerin de iyi olması için sonsuz özveri ve çaba... sjsjsjs
Güzel bir karakterdi yalan yok. Minnoş ve zararsız ikinci erkekti. Mi Rae tarafından reddedildikten sonra bir daha Mi Rae ile hiç iletişime geçmedi kaldı mı böyle adam gibi adamlar ahahaha.
Woo Young Sunbae akademisyendi ve öğrenci sorunlarıyla çok ilgileniyordu. Herkese yardım ediyor ve çok çalışıyordu. Tam bir beyefendiydi anlayacağınız. Mutluluğu Mi Rae'nin bestfriendi Hyun Jung ile yakalayacağını umuyor, kendisine sevgilerimi iletiyorum. Çok dozunda bir karakterdin Woo Young Sunbae, seni ve sarhoşluk hallerini özleyeceğiz ahahaahj

Na Hye Sung (Park Joo Mi)

Bu kadını ayrıca ele almak istedim çünkü ÇOK TATLI BE!
Diziye ilk girdiğinde dedim ki ''Haah harikaa, diziye oğluşunu estetikli kıza asla yakıştırmayacak, birlikte olmamaları için her şeyi yapacak başrol annesi de geldi!''
Zerre tutmaz mı bir insanın tahmini? O kadar 2012 kdrama izlemişim ki travmatik etkileri hala sürüyor... Kadın Kelun Korea CEO'su ve dünyalar tatlısı bir kadın. Mi Rae'yi çok seviyordu. İlişkilerini onayladı. O Allahsız kocasının söylediği yalan yüzünden baştan kızıyordum kadına ama alakası yokmuş. Hem suçlu hem güçlü şuna bak. Sen hem kadını bir tokatla en önemli mesleki özelliği olan koku alma duyusundan mahrum bırak. Hem de kendini aklamak için çocuklara ''Ananız başka bir adamla kaçtı yavrum'' de. Utanmaz arlanmaz mendebur. Neyse, Na Hye Sung karakteri çok zarif ve hoş bir karakterdi. Tepkileri, kendisi, Kyung Seok'a annelik yaparken tavrı... Ooof, çok şirindi!



Dizide başka sevdiğim karakterleri SÖ. Eun (SÖ:Sua'dan Önce), kızımızın best kankisi Hyun Jung, bir de çok alakasız olacak ama Kelun Korea'nın yaz okulu gibi şeysindeki laboratuvar hocası çok tatlı bir kadındı. Onu da çok sevdim. Ayrıca Mi Rae ve Hyun Jung'un öğrenci evi ne öyle ya? Dünyalar tatlısı. Biz burada ev tutmaya kalksak spotçulardan aldığımız mobilyalar... Ay tansiyonum düşüyor!

Dizi genel olarak çok eğlenceli ve güzel bir diziydi. Peri masallarına benzer bir yanı vardı ama toplumun korkunç derecedeki güzellik algısını merkeze almasıyla da son derece gerçekçi bir yanı da vardı. Ben çok eğlendim izlerken. Tavsiyem ilk dört bölümün yavaş gidişatına, havasına aldanmayın. Devam edin. Webtoon'u bilenler senaryonun farklı olduğunu söylüyorlar. Ama ben bu halini de beğendim. Yazar için sıkıntı yoksa benim için hiç yok. Bir kere klişelere boğulmadık ki bu çok güzel bir şeydir. Ya bu gözler kaç sene tee 15. bölümde anlamsız bir sebeple ayrılıp -gereksiz dram- finalin son 10 dakikası barışan kdrama çiftlerini izledi. O kadar sıkılmıştım ki artık. Eski kdrama sektörünün yenileşmesine en çok bu yüzden seviniyorum. Adamlara gereksiz aksiyon,dram, ayrılık eklemediler. Gördük ki gerek de yokmuş yani!
 Ulan ya. Türkiye'de Hankook vardı da, biz mi ohumadık?! Valla çok özendim yata yata okumalarına.

Dizinin OST listesi ise belki uzun zamandır en çok hoşuma giden listeydi. Çoğu dizi OST konusunda zengin oluyor ama yıldız sadece bir iki parçası oluyor. Ama bu dizinin her parçası o kadar güzeldi ki! En sevdiğim parçaları bırakayım şuraya da.

A-Yeon&Cha-Hee-Let's Go
Bu şarkı açık ara farkla en sevdiğim parça. Funky ritimlerle bezeli eğlenceli bir pop parçası. İlerleyen bölümlerde çalıyordu. Kyung Seok ve Mi Rae sahnelerinin yıldızıydı :3

Jungigo-D-Day
Lütfen dünyanın tüm OST listesini Junggigo söylesin! Şarkının güzel havası o eşsiz sesle buluşunca sanat eseri olmuş adeta. En sevdiğim parçalardan birisidir.

Owol-NO NO
Bu OST işinin en sevdiğim kısmı bu. Böyle ismi duyulmamış yetenekli sanatçıları keşfediyoruz.

Yeoeun-Holiday
Biz Melody Day'i nasıl harcadık ya? Şu seslere bak. O kadar üzgünüm ki dağıldıkları için. Bu şarkı da çok güzel bir parça.

Runy-True

Dizide bir de Celine-You Are My çok güzeldi. Ama onu çok duyuyoruz dizide. O yüzden buraya eklemiyorum. Önerir misin derseniz kesinlikle izleyin bu diziyi. Özellikle minnoş zaman geçirmek isteyenler için harika bir öneri. 16 bölümü arka arkaya bile izlersiniz.
Ben My ID is Gangnam Beauty'yi çok ama çok sevdim!


Bonus: Kyung Seok'un çalıştığı yerdeki kimliği sjsjsjs



Allahım şu gülüş...
Eridik mi? Eridik.

Ve son olarak şunu da atmazsam olmaz;



18 Eylül 2018 Salı

#StilDeğerlendirmesi / En Güzel Giyinen Dizi Karakterleri


Merhabalar. Eylül'de takır takır yazı yazdığımı şu mecrada beni okuyan herkes anlamış durumda zaten. Bu gün de izlerken hasetlendiğim, üstündeki parçalara hayran kaldığım kadın karakterleri yazmak istedim. 
Zaten Kore moda konusunda dünya geneline oranla ileride bir ülke. Tabi kime göre, neye göre o durum tartışılır. Ama bana göre muhteşem açıkçası, Hem şık, hem şirin, hem renkli, hem de feminen olmak tam da bana göre açıkçası. İleride Kore'den getirteceğim tüm kıyafetlerimi yıldım ülkemizin dünya modasını bin yıl geriden takip etmesinden...
Lafı uzatmadan karakterlere geçelim öyleyse. Yorumlarda sizde stilini çok beğendiğiniz kadın oyuncuları bana sendleyiniz lütfen efenim :3

1-) The Time We Were Not In Love-Oh Ha Na (Ha Ji Won)



Başa hatunumu koymak isterim izninizle. Bütün dizi boyunca o kadar tarz ve şıktı ki parmak ısırttı. Ya diziyi izlerken evdeki paspal halimden utanır oldum. Kendisi Tandy adlı bir ayakkabı mağazasının üretim departmanında çalışıyordu sanırım. Yani bundan çok emin değilim tabi ama... Ve bir plaza, bir şirket kadını olmanın hakkını verir şekilde giyiniyordu. Kalem etekler, şık gömlekler, güzel ayakkabılar ve tarz ceketler üstünde en çok gördüğüm parçalardı. Bu tiril tiril gezmeleri bana ''Kore'de kış gelmiyor mu?'' dedirtti. Dizi izlerken hiç ss alma alışkanlığım olmadığı için (zaten kalitesi de düşük oluyor) bu fotoğrafların hepsini google görsellerden bin bir zahmet bulup birleştirdim. Aslında daha neler neler vardı giydiği. Hele Choi Won ile bankta oturduğu sahnedeki gömleğinin bir başka fotoğrafını bulabilsem keşke. Öyle güzeldi ki... Daha neler neler giydi dizdie. Sırf bu görsel şölen için bile izlenebilir bence bu dizi.
Ayrıca hep iki tane çanta takıyordu bu kızımız. Ama çantaları öyle seçiyordu ki hiç de çirkin ya da komik durmuyordu. Çok güzel oluyordu aksine. Ahh. Özledim, gideyim son bölümleri bir daha izleyeyim. Son bölümlerdeki randevularında giydiği little black dress de mükemmeldi, söylemeden geçemiyciim.


2-) Suspicious Partner-Eun Bong Hee (Nam Ji Hyun)


Şimdi ilk ikiden de anlaşıldığı gibi ben şık lookları seviyor gibi bir izlenim verdim. Evet seviyorum lakin şirin lookları da seviyorum. Moda konusunda hala biraz kafam karışık ahahah.
Bir kere Eun Bong Hee'nin şu resimlerini bulmak mayın tarlasında yürümek gibiydi, değerimi bilin ahashhas. Çünkü ben henüz diziyi bitirmedim ve google görseller sağdan soldan spoi fırlatıyordu... Çok ciddi bir spoi almadık şükür ama... Eun Bong Hee'yi eklemesem de olmazdı çünkü cidden müthiş bir tarzı vardı... Eun Bong Hee deyince aklıma renk renk, biçim biçim şık takımları geliyor. Hepsi öyle şıktı ki. Zaten minnoş bir şey, bir de onlarla iyice güzelleşiyordu. Gömlekleri de çok şıktı. Hele o ayakkabıları... Saç modelleri de çok hoştu ama ben toplayınca aynısı olmuyor işte, zor... Bir sürü stil ipucu kaydediyordum diziyi izlerken. İnş bir ara bitireceğim bu diziyi de Age of Youth, Eulachacha Waikiki derken bu dizi kaldı. Konusu da aşırı iyi, izleyin izlettirin.


3-) Queen In Hyun's Man-Choi Hee Jin (Yoo In Na)



En en sevdiğim dizilerde mutlaka ama mutlaka ilk üçte olan Queen In Hyun's Man'de Hee Jin'imi nasıl unuturum, nasıl? Ah hepsinin fotoğrafını bulabilseydim keşke neler giydi bu kızımız neler... Kim Bung Do, Han Dong Min ile haber için yemek yediği sahnede giydiği şey peri masalı gibiydi, Allahım görünce çığlık atmıştım. Uçakta tütülü eteği ve lacivert bluzuna bitmiştim. Kim Bung Do ile öğle yemeği yediğinde giydikleri... Cidden anlat anlat bitmez. Belki bu yazıdaki en iyi giyinen karakterdi. Diğerlerini son zamanlarda tarzıma uyduğu için yukarı taşıdım ama benim için hala Hee Jin'in tarzı forever. Google görsellerde gerçekten görseller çok sıkıntılı olduğu için tüm giydiklerini bulamadım. O yüzden izleyip bizzat görün. Stabil bir tarzı yok. Üstteki iki karakter gibi tarzının can alıcı noktaları şunlar şunlar diyemem. Bir gün çok resmi diğer gün gayet rahat giyinebiliyor. Ama hepsini kendine çok yakıştırıyor. Mutlaka izleyin, görün.


4-) Age of Youth-Song Ji Won (Park Eun Bin)

Evet tarzımın enteresan sınırlarda dolaştığını artık anlamışsınızdır yani. ''Song Ji Won'un Her Şeyine Hasta Olma Timi''nin bir numaralı elemanı olarak Song Ji Won'un tarzına da hastaydım. Hatta inanın böyle parçalara çok kolay ulaşabileceğimi bilsem tamamen bu şekilde bohem ve chic bir tarzda giyinirdim. Ama böyle parçalara ulaşmak kolay değil. Belli siteler, belli butikler ve belli markalar bazı parçalarında bu tarzı yansıtıyor. Ancak onlar da sınırlı. O yüzden zor ve maliyetli bir tarz olduğundan maalesef uygulayamıyorum.
Song Ji Won'un tarzını tek kelimeyle bohem olarak açıklayabiliriz. Çiçekli kimonolar, şile bezi gömlekler, keten elbiseler, desenli kot ceketler, örgü ve bez çantalar. Ve hepsini belli bir tarzda birleştirmek. Song Ji Won bu başarıyordu. Gerçekten her bölüm giydiklerini inceliyordum ama maalesef dediğim gibi kendisinin tarzını yaratmak hem zor hem maliyetli. Ama sadece bu tip giysiler satan butiklerden bulabilirsem elbet oluşturacağım Song Ji Won stili, boynumun borcudur.
Bir de ikinci sezonda Yoon Sunbae'nin gömlekleri de canım ciğerimdir, bende çok farklı bir yerdedir, hepsinde fena halde gözüm kaldı.


5-) Age of Youth-Jung Ye Eun (Han Seung Yeon)

Ve elbet böyle şirin şeker şeyleri de pek sevmekteyim. Jung Ye Eun'ın birinci sezondaki tarzının pembeliği gözlerimden kalpler fışkırmasına sebep oluyordu. Tarzını açıklamak için tek bir kelime yetiyordu:Pembe! Son zamanlarda bir pembe aşkı var bende. Küçükken de hiç sevmezdim. Ama şimdilerde hastasıyım. Eh en kolay bulunan ve en az maliyetli tarz ise Ye Eun kızımızın olduğundan küçük küçük parçalarla onun tarzını biraz kopyaladım şimdiden ahaha. Hele şu son fotoğrafa ba-yıl-dım! Saçı, gömleği, hele o eteği, çantası her şeyi harika ya! Ayrıca çantaları da çokça güzeldi. Öyle minik çantalara zaten hastayım. Vallahi tansiyonlarım fırlamıştı ahahaha.
Ye Eun'ın çok giydiği parçaları ise şık gömlekler, renkli tenis etekleri, minik ve modern çantalar olarak kodlayabiliriz. Çok yakıştırıyor da kendine. Arkandayım Jung Ye Eun. Bir sezon daha çekilse seni pembik pembik bir sezon daha izlerim!
Bu tarzı da çok sevsem de üsttekileri bir tık beğendiğim için kendisini bu sıraya koysam da üzülmesin, o gönüllerimizin prensesi.



6-) Playful Kiss-Oh Ha Ni (Jung So Min)

Eveet bu da son lookumuz. Aslında bunu ekleyip eklememeyi çok düşündüm. Her ne kadar benim çok beğendiğim bir tarz olsa da (YİNE) gerçekten çok çocuksu ve çok karışık bir tarz olduğunun farkındayım. Ama yeterince eski bir dizi olduğunu ve tamamen gençlik anılarını kapsadığı için affediyorum.
Oh Ha Ni'nin modası ise tamamen şirinlik üzerine kuruluydu. Özellikle düğmeli renk renk palto/elbiseleri çok gördük üzerinde. Pembesi, kremi, kırmızısı,siyahı... Şu efsane Baek Seung Jo'nun ilk/ikinci öpücük muhabbetinde giydiği bej yağmurluğu efsaneydi mesela bence. Genel olarak izlerken tarzını çok şirin bulduğum bir karakterdi ama o zaman bunların hepsini giymek isterken şimdi bakıyorum da birazını giysem de çoğunun giymem artık, demek ki benim moda anlayışım da gelişip ilerliyormuş, bunu bilmek güzel ahshdhaj


Dizileri izlediğim süre boyunca giydiklerini hasetle izlediğim, stil ipuçları aldığım, bazılarını kaydedip fellik fellik aynısından aradığım karakterler bunlardı. Dizinin başından sonuna çok güzel giyinerek kalbimi çaldılar. Eğer sizin de dizideki tarzını çok beğendiğiniz oyuncular varsa yorumlarda benimle paylaşın lütfen, hoşçakalın :3


13 Eylül 2018 Perşembe

Age of Youth/Hello My Twenties/ Dizi Yorumu

Uzun bir aradan sonra merhaba. Ölmüş buralar ses vermiyorsunuz hiç. Uzun bir zaman sonra en birinci dizimle dönmek istedim. Age of Youth benim en favori dizim, bunu bilmeyen yok sanırım. O yüzden yazmaktan hep korktum, bu kadar sevdiğim bir diziyi layıkıyla yazabilir miyim diye. Ama yazmak istiyorum, çünkü çok seviyorum! İlk sezonu da deli gibi izlemeye başlamıştım. Bir de o zaman YGS kursuna gidiyordum. Kurstan gelir gelmez çılgınlar gibi izliyordum diziyi. Tam üniversite sınavına hazırlanırken Belle Epoque sakinlerinin böyle sıcacık arkadaşlıkları bende keskin bir imrenme duygusu oluşturmuştu. Hep böyle arkadaşlarım olsun istemiştim :3 Spoiler olan bir yazı olacak izlemeyen varsa uyarı olsun :3

Diziden biraz bahsetmek gerekirse, dizide şu mükemmel aşklar, peri masalı hayatlar yok. Aksine herkesin kendini bulabileceği sıradan insanlar var. Herkes gibi sırları olan, sıradan hayatları olan insanlar. Onlar da herkes gibi yaşıyor, akan hayat içinde kendilerine bir yer bulmaya çabalıyor. Bu beş kızın akış içine yaşadıkları, üzüntüleri, sevinçleri, kaygılarını görüyoruz. Her şeyde kendimizden bir parça bulmak çok kolay çünkü öyle sıradan, öyle günlük hayatın içinden olaylarla karşılaşıyorlar ki. Beş kızın hayatı da biri diğerinin önüne geçmeden dengeli işleniyor.
Öte yandan çok güzel toplumsal sorunlara değinip, çok güzel mesajlar verilmişti iki sezonda da. İzlerken nefes almadığım için hiçbirini çekemesem de...

Kızların kaldıkları mevzubahis ev şu. İsmi Belle Epoque;

Emin olmamakla beraber Fransız bir kadın işletiyordu burayı. Kendisi alt katında kalıyordu. Kızlar ise üstte. Ama size bu evin güzelliğini anlatamam... Ev, odalar, evin ahşap ağırlıklı oluşu, mutfak masaları... Ah konuştukça özlemim deşiliyor... Bu eve apayrı bir aşıktım anlayacağınız.

Bu harika evin, en az kendisi kadar harika beş üyesi vardı bir de. Birinci bölümde hepsinin arasındaki ilişkinin çok ince iplerle bağlı olduğunu görsek de gelen beşinci üye bir değişimi başlattı aslında. Git gide bazı zorlukları birlikte aştılar ve aralarındaki ilişki sıkılaştı ve güçlendi. Olaylar en goygoycu eleman olan Song Ji Won'un hayaletleri görebildiği yalanını atmasıyla başladı. Daha da kötüsü Song Ji Won evde kızgın, intikam almayı bekleyen bir hayaletin olduğunu söylemişti. Kızların geçmişten gelen bir sürü sırları olduğu için herkes bu hayaleti kendine göre yorumladı. hikaye böyle başlamıştı.


Yoo Eun Jae (Park Hye Soo)

Hikaye Park Hye Soo'nun hayat verdiği Yoo Eun Jae karakterinin Belle Epoque'a beşinci üye olarak gelmesiyle başlar. Eun Jae herkesin yaşadığı tipik sorunları yaşar. Kızlara alışamaz, evine dönmek ister. Sessiz karakteri ve taşralı oluşundan dolayı diğer kızlarca küçümsenir. Bu da ilk kavgalarını getirir.
İlk sezonda ister istemez en sevdiğim karakter Yoo Eun Jae'ydi. Utangaç ve uysal oluşunu, hiçbir şeye ses çıkaramayaşını üzülerek kendime benzetmiştim. Sonradan kızlarımızın ve derslerinin yardımıyla daha asi ve ses çıkaran birisine dönüşmeye çalışsa da sadece bir nebze başarılı olabilmişti. Hareketleri, konuşması, tarzı da çok şekerdi ayrıca. Her bölüm ''Yıaaaa!'' sesleri çıkartıyordum görünce. Minnoş :3 Özledim
Sevgilisi Jung Yeol ile olan ilişkisi ise mükemmele yakındı. Aşırı yakışmaları bir yana Jung Yeol'ün zıpır hareketleri çok şirindi. Son bölümlerde araları açılır gibi olduğunda vallahi tansiyonum düşmüştü ahshaha.
Velhasıl kelam Yoo Eun Jae'nin eve uyum sağlama sürecini çok severek izlemiştim. Karakteri, kızlarla olan iletişimi, her şekilde muhteşemdi. Çok da olgundu ayrıca. Bunun sebebi de yıllarca çocuk gibi olan annesine adeta annelik yapmasıydı. İsyan edip ''ben de korkuyorum yılandan!'' çıkışı yapmasına sebepti. Son bölümlerde kendisinin ailesiyle ilgili bir problem var gibiydi ama altı doldurulmamış bir olayda aşırı boş ve diziye biraz hareket katmak için yapılmış başarısız bir atılım olarak gördüm bunu.

Şu şirinliğe bir bakar mısınız ama?


Jung Ye Eun (Han Seungyeon)
Bu karaktere de KARA üyesi Han Seungyeon hayat veriyor. Jung Ye Eun herkesin hayatında ama yakın ama uzak bulunan bir karakterdi başta. Tutamayacağı sözler verip sizi zora sokan, sizi kullanmaktan çekinmeyen, erkek arkadaşına taparca bağlı, çaçaron ve biraz sinsi gelen kızlardan. En başta çizdiği imaj buydu. Sonradan davranışları büyük ölçüde değişse de genel tavrı buydu.
Yine de benim çok sevdiğim bir karakterdi. Bir şekilde Belle Epoque'u tamamlıyordu. Ayrıca arkadaşlarına bağlılığı takdire şayandı. Kang Yina'yı sevmiyor gibi görünse bile ona aşırı değer verişi ve Kang Yina'nın da ona çok değer verişi çok güzel ayrıntılardan biriydi aslında.
Goo Do Young adında bir sevgilisi vardı bir de. Çocuk yavşaktı falan ama kızı kaçırana kadar her şey tamamdı da adam sosyopat çıktı Rıza Baba! Kız da bunu sürekli idare etti ama bir yerde canına tak etti ayrıldı (Çocuk da o sıralarda Kang Yina'ya yazmakta yine yavşak) o zaman da kızı kaçırdı. Dizinin verdiği mesajlardan biri de sevgili şiddetiydi bu noktada. Binlerce kez meydana gelen, ama başımıza gelene kadar ihtimal vermediğimiz bu olay hepimizin yanı başında aslında. O gudubet sevgilisinin resmini de hiç arayıp bulamadım, siz izlerken istemediğiniz kadar göreceksiniz zaten.



Kang Yi Na (Ryu Hwayoung)

Kang Yi Na karakteri Ryu Hwayoung'un ilk oyunculuk deneyimiydi eğer yanlışım yoksa ve nefes kesici oynamıştı. Beşlimizin güzelliğiyle geçinen üyesiydi. Üç beş sevgilisi vardı aynı anda ve onların kartlarıyla rahat bir yaşam sürüyordu. Güzel, ihtiraslı ve seksiydi ve karakteri de tam bir çılgın ve cadaloz diyeceğimiz tipleme. Neredeyse öldüğü bir kazadan dolayı hayatını kolay yoldan kazanmaya karar vermiş, hiçbir şey için çabalamıyor ve çabalayanlara da anlam veremiyor. Zaten tam bu yüzden Ye Eun'la çok atışıyorlardı bu iki baskın karakter. Ryu Hwayoung karakterine o kadar iyi bürünmüştü ki çok gerçekti bir hal almıştı tipleme. Ve yine beşliyi tamamlayan bir unsurdu.
Her işinde ona yardımcı olan yakışıklı bir arkadaşı vardı kendisinin, o beye çok yaktım abayı, ulaşan iletsin ahahah. O da Yi Na'mıza aşıktı tabi.
Aynı zamanda Kang Yi Na'nın sırrı da lisedeyken gezi otobüsü kaza yaptığında su yüzüne çıkabilmek için aynı bavula tutundukları kızı suyun dibine itmesiydi. Tamamen hayatta kalmak için yaptığı bir şeyden dolayı kendini suçlaması bana göre hatalıydı ama bu da onun kabusuydu. Sonra ölümüne sebep olduğu kızın babası gelip Kang Yi Na'yı bulmuştu. Ben o amcadan daha olaylı bir şeyler beklemiştim aslında... Sonra Kang Yi Na'mız yaşam tarzını değiştirdi tabii o ayrı. Marka çantalarını satıp bir işe girdi. Ama asıl üzücü kısım, kendisi ikinci sezonda bizimle değildi. Sanırım T-ARA ile olan skandalında yeni bir şeyler patlak vermişti. Ondan mı katılmadı yoksa ikinci sezonda yer almak mı istemedi bilmiyorum ama beşliye dahil değildi. Ama arada girip çıkması çok eğlenceliydi. O gürültülü ve cadaloz kişiliğiyle diziye giriş yapıp kendini özletmemesi çok güzeldi.




Song Ji Won (Park Eun Bin)
Say hello to my fave girl! Park Eun Bin'in tüm oyunculuğunu konuşturduğu bu karakterin hastasıyım! Hayatı dalgaya alan, odağında eğlence, içki ve erkekler olan, ama komik kişiliğinden dolayı erkeklerin 'kafa kız ya' kategorisine aldığı, bu nedenle erkeklerle yanlışlıkla kanka olan bir tipleme. Song Ji Won yüzü hiç kızarmadan bel altı şakalar, erotik göndermeler yapan bir drama kraliçesi. Gazetecilik okuyor ve üniversite gazetesinde çalışıyordu. Aynı bölümden olan Im Sung Min ile aralarında çok değişik bir bağ vardı. Ji Won'un çocuğa yapmadığı kalmadı. Boynuna atlıyor, nereye gitse sürüklüyordu. Canından bezdi çocuk. Çok yakın arkadaşlardı aslında ama biz biliriz o arkadaşlıkları...
Ama ilişkileri bundan ileriye geçmedi.
Song Ji Won karakterinin bohem havası da bir ayrı güzeldi. Hele o giydikleri... Vintage ve bohem tarzı beni aşık etti kendisine. Gördüğünüz gibi Song Ji Won'a hastayım. Aynı zamanda grubun mood-maker'ıydı. Anında moralleri yükselten, en zıpır fikirleri atan ve grubun havasını değiştiren üyeydi. Yoo Eun Jae'nin de kahramanıydı tabi ahaahshah. Üzüntü nedir bilmeyen, koşulsuz eğlenen bir minnoş. Evin daimi yalnızıydı ayrıca ahahah.
Özledik Ji Wonie.


Canımız ciğerimiz Sung Min ve Ji Won'umuz.



Yoon Jin Myung (Han Ye Ri)

Aah ah. Han Ye Ri'nin adeta yaşattığı bu karakteri izlerken içlerim yara oldu yara! Kendisi annesi tarafından hiç sevilmemiş, kardeşi de bitkisel hayatta olan bir karakter. Annesinin kendine faydası olmadığı gibi bir de zararı oluyordu. Jin Myung'a bazı masrafları ödetiyordu. Jin Myung o yüzden hem okuyup hem de yarı zamanlı markette çalışıyor bir de üstüne yine bir restaurantta çalışıyordu. Tabi ki bu sorun yetmez, bir de mobbing ekleyelim duruma. Çalıştığı yerin müdürü kızımıza asılıyordu alenen.
Tüm bu kötü şeylerin içinde yine çalıştığı yerdeki şefimiz, ah canım yakışıklı şefimiz de kızımıza vurgundu ama Jin Myung'un mutlu olmaya bile vakti yok o sıralar. Biraz zor kavuştular. Mutluluğa ulaşmasını en çok istediğim karakterdi Jin Myung. Hakediyordu. Ama biraz donuk ve fazla tepkisiz bulmuştum. Oyunculuğunda değil sorun, çizilen karakterdeydi. Karakter fazla tepkisizdi bence. Patlama noktası çok geç geldi mesela. Robot o kadar dayanmaz. Patronun gudubet suratını da arayıp bulmadım, onu da görmek istemeyeceğiniz kadar göreceksiniz zira Jin Myung kendisini birr türlü reddedemedi tansiyonlarım çıkmıştı vallahi yaşlı teyzeler gibi! Kızlarla arasındaki bağ çok güçlüydü ama maalesef bunu çok yansıtmıyordu. Duygularını pek yansıtan bir karakter de değildi zaten. İlk sezon sonunda Çin'e çalışmaya gitmişti bir seneliğine. Tırnağının düştüğü sahneden tırnağı için ağlıyor gibi görünürken kalbinin acısı için ağlıyor oluşu uzunca bir süre içimi parçaladı. Yaşayabilmek için sürekli çabalamak zorundaydı Jin Myung.

Şunların tatlışlığına bir bakınız :3 Aaah şefim...



Birinci sezon hakkında konuşacak olursak, cidden mükemmeldi :3 Her bölümü bir saat olsa da hiç sıkılmadan, hiç ilerletmeden tüm bölümleri izlemiştim. Her bir üyenin hikayesi hem çok sıradan hem çok ilgi çekiciydi. Bu kolay bir şey değildir. 12 bölüm olmasına çok hayıflandığım olmuştu. O yüzden 2. sezon onayı çıktığında deli gibi sevinmiştim.
Dizinin birinci sezonu çok özeldi benim için.

Biraz da ilk sezonun OST playlistinden bahsedecek olursak... Ah mükemmeldi... İlk sezonda favorilerim Mary Hopkin- Goodbye ve Sogyumo Acacia Band-Butterfly olsa da ilk sezonun tüm parçaları güzeldi. İlk sezondaki hiçbir parça diziye özel değildi bu arada. Hepsi daha önceden yapılmış parçalardı ama kim bulduysa tebrik etmek istiyorum. Her parça dizinin ruhuna öyle uymuştu ki, tebrikler. Büyük bir başarı. Ama sanırım ikinci sezonun çoğu parçası diziye özel yapılmış. İlk sezonun OST listesine buradan ve şuradan ulaşabilirsiniz. İkinci sezonun listesi ise burada mevcut:3

İkinci sezona geçecek olursak ikinci sezon da Yoon Sunbaemizin Çin'den dönüşü ile başlıyor. Kızlarımız aslında araba kullanmaktan zerre anlamadığı sonradan farkedilen Kang Yina şoförlüğünde hava alanına gidiyorlar. İkinci sezonun tempoyu hiç düşürmeyip hem komedi, hem de olaylar açısından birinci sezondan aşağı kalmayacağı bu bölümde ortaya çıkıyor. Hala çok komik, hala aynı kızlar, hala aynı lezzet :3
Bu sezondaki beylerimizi de değineceğim hepsi birinci sezonda göre daha derinleştirilmişlerdi.


İkinci sezon tanıtım posterimiz.

Yoo Eun Jae (Ji Woo)

'''Utangaçlığını üstünden atıyor ve öfkesini dışa vuruyor.''
Acı gerçekle bir yerde yüzleşmeniz gerekiyordu. Evet, Eun Jae karakteri bizlerle devam etse de oyuncu değişikliğine gidildi. Park Hye Soo neden ikinci sezonda yoktu tam olayların perde arkasını bilmesem de kötü bir karar olduğunu düşünmekteyim.
Bir kere Park Hye Soo'nun donuk olduğundan şikayet edenler için ''Öyle olmaz böyle olur'' tadında bir olay oldu çünkü Ji Woo karakteri bin kat daha donuk hale getirdi.
Adapte olmakta zorlandık ve üzgünüm ama Park Hye Soo'nun çok daha şirin olduğunu düşünüyorum.
Konuşması çok yavaştı bazen dinlerken esniyordum.
Ayrıca en kötüsü sadece oyuncu değişikliğine gidilmekle kalmamış, karakterin çizgileri de değişmiş. Karakter olmak istediği Eun Jae'ye dönüşmüş ama kimse o kadar dönüşemeyeceği için inandırıcılığı azaltmış. Karakterin değişmesi de bizim adapte olmamızı zorlaştırdı. Madem oyuncu değişikliğine gidildi, en azından karakter aynı kalmalıydı ki alışabilelim.
Ama şöyle de bir şey var ki, kimse Park Hye Soo'yu kadrodan zorla çıkarmadı. Onun da kendi kararı. Ve her şeye rağmen Eun Jae karakterine gönülden bağlı olduğum için bu halini de sevdim.
Bu Eun Jae'miz yeni yılında sevgilisi Jong Yeol ile ayrıydı maalesef. Daha sonradan çok pişman olduğu için tekrar bir araya gelmek istese de maalesef reddedildi. Kendisini bir sezon boyunca Heimdall ile yakıştırdığımla kaldım, mutsuzum :/

Yoon Jong Yeol (Shin Hyun Soo)
Sempatik sevgilisi Jong Yeol da en az Eun Jae'yi aratmayacak kadar değişmişti. İlk sezondaki cıvıl cıvıl Jong Yeol gitti yerine az gülen az konuşan bir çocuk geldi. İlk sezondaki minnoşu öyle aradım ki... Ayrıca Eun Jae'den hoşlanmıyor oluşu da beni üzdü, ilk sezonda favori çiftimdi...
Hayırlısı olsun, Jong Yeol Sunbae'yi de üç evetle uğurluyoruz, ben, Eun Jae ve Ji Won olarak. Ji Won ne alaka bilmiyorum, bunu geçelim.





Jung Ye Eun (Han Seungyeon)
''Yeni bir romantizmle yeni bir ilişkiye başlayabilir mi?''
Yerinde duran koçitolarımızda bugün: Han Seungyeon! Jung Ye Eun ilk sezondaki kaçırılma vakasından sonra çok değişmiştir. Panik atağı olan Ye Eun dışarı yalnız çıkamamakta ve sürekli siyah şeyler giymektedir. İlk sezonda üstünde pembe dışında bir şey görmediğimiz bir karakter için çok uç bir rol biçilmiş bence. Ye Eun gibi bir kızda en fazla tanımadığı insanlara güvensizlik, geceleri yalnız yürüyememe, yalnız kalmaktan korkma gibi şeyler daha inandırıcı olurdu sanki ama gece-gündür yalnız dışarı çıkamama ve sürekli siyah giymesi çok Ye Eun dışında geldi bana.
Onun dışında iyileşme süreci başarılı işlenmişti ve evde yine pembeler içinde eski karakterinde olması başarılıydı. Bu sezon kızlara daha da bağlı bir Ye Eun gördük. Bu da çok güzeldi ve annesinden tüm hücrelerimle nefret ettim, tşkrlr. incecik kıza kilo takıntısı aşılamış ilgisiz sayko manyak.
Okulunu dondurmuştu bu sezonda ve iyileşmeye çalışıyordu. Kızların yardımıyla çoğu şeyi aştı. Ya bir de Song Ji Won'un ''Jung Yeosa'' deyişini öyle özlemişim ki.
Bu arada Ye Eunie'miz bu sezonda kendine nerd bir sevgili buldu. Olaylı bir tanışma yaşasalar da sonra çocuğun tarzını düzeltti. Ye Eun. Çocukta da iş varmış yani.
Ama şu mesajları Yeeun'ın arkadaşının gönderdiği çok barizdi, yakıştıramadım ters köşe şampiyonu bir diziye bunu. Aşırı tahmin edilebilirdi.

Kwon Ho Chang (Lee You Jin)
Kwon Ho Chang Ye Eunie'mizin ikinci sezondaki manitası. Bakmayın böyle durduğuna sonradan Ye Eun kendisinin tarzını daha iyileştirdi. Aslında rol için baştan Onew düşünülmüştü. Hatta ikinci sezon tanıtım resimlerinde Onew var. Sonra skandalı çıkınca apar topar çıkarıldı kadrodan. O da bu rolün altından çok iyi kalkardı ama Lee You Jin de iyi iş çıkarmış. Kendisi Produce 101 2. sezon yarışmacısıymış, baya şaşırdım bu bilgiye.





Jo Eun (Choi A Ra)
''Siyah ve kısa saçı ile bu çocuk 'Belle Epoque'un yeni yüzü.''
Ailenin yeni üyesi Jo Eun Kang Yi Na'nın eski odasına geliyor. Geri kalan dört kızımızla beraber Kang Yi Na'nın yasını tuttuğum için çok üzülmüştüm. İlk zamanlar. Jo Eun da arkadaş canlısı sayılmazdı. O ters tavırlarına falan çok sinir olmuştum. Yoon Sunbae'ye de kendi kendime atarlanmışlığım var, ''Hadi hadi Eun Jae'yi öttürüyordun, ilk geldiğinde hadi!'' diye ahaha. Ama Jo Eun daha sonra kızlarımıza öyle güzel alıştı, öyle güzel adapte oldu ki beşlinin ayrılmaz bir üyesi oldu. İlk geldiğinde kızların sürekli Kang Yi Na'dan bahsetmesi sonucu Kang Yi Na'nın geldiği bir bölümde ona apaçık dişlerini göstermesi beni çok güldürmüştü. Kızları çok benimseyip çok sevmeye başladığını görmüştük burada da.
Jo Eun eve eski bir kitabın arasına bulduğu not yüzünden taşınır. Not evdeki birine yazılmış gibi görünmektedir ve ''Benim hayatımı mahvetmişken sen hala mutlusun, gülebiliyorsun.'' tarzı cümleler yer almaktadır. Jo Eun birinin hayatını böylesine kimin mahvettiğini merak edip eve taşınır. Baştan mektubun Ye Eun'a gönderildiğinden emin gibiydim ama bambaşka bir şey çıktı. Annesinin garabetliği bir yana babası da baba olamamış kızcağıza. İçlerim parçalandı vallahi. Bir de Yeji diye bir arkadaşı vardı Eun'ın. Ama takıntılı ve Eun'a takıntı derecesinde bağlı, şirret bir şeydi. Ayy hiç sevmiyordum o kızı yine aklıma geldi. Küsmeleri Eun beybimi üzse de beni pek üzmedi,sorry. Fotoğrafını tabi ki yine uğraşıp bulmadım. Bu arada Choi A Ra'nın buradaki haline aldanmayın kendisi çok vahşi ve feminen de olabilen bir model. İki tarzı da çok güzel kaldırmış. :3

Seo Jang Hoon (Kim Min Suk)
Benim minnoşuuum! Zaten Kim Min Suk hastası biriyim, burada görünce tam bir heart attack! Bu da ev sahibinin torunuydu dizide. Evin alt katında yaşıyordu. Kızlara göz kulak falan oluyordu her ne kadar 11. bölümde işe yaramasa bile... Yine de olsun minnoşuma. Kendisi Jo Eun'ın peşinde baya koştu. Çıkan Yeji engelini de aştı. Muradına erdi, kutluyorum. Öyle de minnoş oldular ki, sormayın :3
Bu aşka notum yüz puan! Seo Jang Hoon Jo Eun'a göre biraz kısaydı ama olsun ehehe



Ya şu minnoşluğa bakar mısınız ne tatlılar :3



Song Ji Won (Park Eun Bin)
''Artık bir ilişkisi olabilecek mi?''
Aah. Song Ji Won... Kendisi benim ikinci sezondaki favori karakterimdi. Bu sezonda saç rengi ve saç boyuna bittim.
Song Ji Won yine aynı Song Ji Won'du. Gam, keder yok, sadece eğlence. Sadece sonlara doğru ''Bu kadar eğlence yeter.'' dendi ve Song Ji Won'un üzgün yönünü gördük. Çocukluğunda yaşadığı bir travma onu etkiledi ve onun peşine düştü. Bu sezonda da Im Sung Min'le iletişimleri çok güzeldi. Moon Hyo Jin'in olaylarını çözümlediği bölümler hariç çok neşeli ve şirindi. Evin neşesi, eğlence kaynağı. O eşsiz giyim tarzına yine hasta kalmıştım. Jo Eun'a olan davranışları hep çok stabildi. Hatta belki Jo Eun'ın kızlara ısınmasını hızlandıran etkenlerden biriydi Ji Won. Herkese sevgi pıtırcığı olduğu için.
Ji Won ikinci sezonda da olması gereken bir karakter kesinlikle. Tam bir mood-maker. Bu sezonda okulu bitmişti, iş arıyor ve bir sınava hazırlanıyordu sanırım. Im Sung Min'in iş yerine gidip ona salça oluyordu sürekli. Ona aegyo yaptığı sahneler ise unutulmaz!
Vallahi ailem gibiler ya. Bu sezonda Ji Won'un geçmişi etrafında döndü daha çok olay. O yüzden bu sezonda onu daha çok ön planda gördük. Çocukluk arkadaşı Moon Hyo Jin ile ilgili anılarını aydınlatmaya çalışıyordu. Bu yönden de hikayesi kızların bir tık önüne geçmişti. Ha evet şikayetçi değilim ama daha eşitlense iyi olurdu hani. Ama kendisi ikinci sezonun yıldızıydı bunu kimse inkar edemez <3




Im Sung Min (Son Seung Won)
Aaah yakışıklı çocum. Bu sezonda Im Sung Min'in Ji Won'a olan hislerinin daha da farklılaşıp derinleştiği işlendi. Bu sezonda oğlumuzun bir işi vardı tabii. Ji Won'la aralarında herhangi bir temas geçmese bile kirpiklerinden bile anlaşılıyordu hisleri. Son bölümde ''sanki sevgililik arkadaşlıktan daha mı iyi!'' sözü bana bir süre dediklerini ve kendimi sorgulattı. Ama üzücü bir durum var ki son bölümlerdeki epiloglarda birinin 2025'te öleceği görünüyordu hatırlarsanız. Kızlardan en erken ölen 2025'te ölendi. Sonra da bir diğer epilogda küçük bir kız ''Burası annemin evi miydi?'' diye soruyor. Yas tutulurken giyilen siyah takım elbise giymiş bir adam da onu onaylıyor ve adamın sesini gayet iyi tanıyoruz ki kendisi Im Sung Min. Orada evlendiklerine mi sevinelim, Song Ji Won'a mı üzülelim bilemedim. Bu harekete ne gerek vardı, bu aksiyonu neden kattınız, senarist bizden ne istiyor gibi bir takım sorular döndü kafamda uzun süre. Eğer bütünlük bozulacaksa, Song Ji Won'suz bir sezon izleyeceksek 3. sezonu istemiyorum. Bu şekilde bıraksınlar, böyle güzel hatırlayalım. Çünkü Park Eun Bin kendi karakterinin öldüğünü doğruladı :(




Yoon Jin Myung (Han Ye Ri)
''Demir leydi, değişmeyen poker yüz.''
Değişmeyen poker yüz evet! Yoon Sunbae'nin ifadesizliği maalesef bu sezonda da bizimleydi. Ama ilk sezona oranla bir çok şey değişmişti. Mesela ilk sezon kızlarla belirli yakınlığı varken bu sezonda inanılmaz anaç bir tavrı vardı. Ve normalde onların sorunlarını umursamazken bu sene hepsini gördü, farketti ve çözmeye çalıştı. Ve hepsini kendi karakterine uygun yaptı. Yani kimseyi karşısına alıp sorunu sormadı ve zaten böylesi inandırıcı olmazdı. Bildiğimiz Yoon Sunbae'den çok uzak olurdu. Eun Jae gibi inanılması zor bir değişim değil, gayet güzel bir değişim geçirmişti yani.
Bu sezonda Sunbae'mizin güzel bir işi vardı, daha mutlu,daha içten ve daha doğaldı. Oh&Park Entertainment adında bir eğlence şirketinde çalışıyordu. Bildiğimiz idol grup şirketleri işte.
Sevgili Şef Bey ile olan ilişkileri de muhteşemdi. Hele son bölümdeki sarılmaları kalbimi ısıttı. Jin Myung'un her ilişkisi gibi onunla olan ilişkisi de daha doğal ve samimi bir hale dönüşmüş. Yaşasın Şef Bey!
Ama Şefimin sadece son bölümde konuk olması beni üzdü... Doyamadık...



Heimdall/Lee Jin Kwang (Ahn Woo Yeon)
Bu bey de Jin Myung'un çalıştığı şirkete bağlı Asgard adında bir grubun üyesi. Yıllardır ünlü olamamış bir gruplar. Şirketin diğer bir grubu The Fifth Column da aşırı başarılı olunca şirket Asgard'ın dağıtım grubun beş üyesinin kontratını iptal edip ikisini şirkette tutuyor. Heimdall de şirketin kontratını iptal ettiği üyelerden biri. Jin Myung'la tesadüf eseri sürekli karşılaşmaları üzerine Jin Myung'a ''Bir numaralı hayranım Noona!'' diyen Heimdall bir süre sonra Jin Myung'u gerçekten bir ablası gibi görmeye başlar. Sonra dağılma sürecinde bir sürtüşme yaşasalar da Jin Myung Heimdall ortadan kaybolunca onu bulmak için çok çabalar ve bir kaç gün Jang Hoon'un yanında alt katta kalmasına izin verirler. Jin Myung eve dönmeden önce bir veda hazırlamasını söyler. Onun kastettiği bir karaoke partisidir ama Heimdall bunu veda konseri olarak yorumlar ve grup arkadaşlarıyla konuşup son bir konsere karar verirler. Ji Won'un yardımıyla Yonsei Üniversite şenliğinin kapanışını yaparlar ve Heimdall sonda ağlayarak Jin Myung'a teşekkür eder. Aaah... Ne duygusal bir andı. Öğrenciler birer birer salonu terkederken içim acımıştı, nomissızlar.
Aslında sektörün kanayan yarası olan ünlü olamayan underrated gruplara değinilmiş.Çabalıyorlar, didiniyorlar, uykularından, gençliklerinden feragat ediyorlar ve yeterince şanslı değillerse ellerinde kocaman bir hiç kalıyor. Yeterince underrated grup stanlemiş biri olarak Asgard'ı gördükçe, Heimdall'in ''Bir Gün başarılı olacağım Noona, göreceksin!'' deyişini duydukça içim çok acıdı.
Güzel bir anekdot olarak ise The Fifth Column üyelerini A.C.E üyeleri, Asgard'ın altı üyesini de Pentagon'un bazı üyeleri canlandırıyor.



İkinci sezon da yine muhteşem bir sonla bitti. İlk sezondan ders almayıp ikinci sezonda her şeyin bir sonuca bağlanacağını uman masum bebişler için üzgünüm ahaha. Arkadaşlar senaristimiz seviyor bölye şeyleri anlamadınız mı daha :3 Tekrar söylemek isterim ki eğer güzel iki sezonun anısını mahvedeceklerse üçüncü bir sezon istemiyorum. Bu güzel iki sezonu sonsuza dek izler ve paralel evrende beş+bir(Yi Na) kızımı mutlu ve birlikte yaşatırım. Lütfen:3

Efsanevi aşklar, yakışıklı çocuklar, dünya güzeli kızlar ve peri masalı arıyorsanız bu dizi yanlış bir seçim. Ama oyunculuklarını konuşturan muhteşem aktör ve aktrisler, gerçek bir gençlik öyküsü ve inanılmaz sıcak bir hikaye anlatılıyor bu dizide. Çok şey kaçırırsınız eğer izlemezseniz. Hemen şimdi şu saniye başlayın :3 Esen kalın, mutlu kalın.

Dizi dizi değil fight club mübarek ahjshshs
John- pardon Yoon Cena sahnede

İki sezonun farklarından biri de renklerdi. İlk sezonun daha koyu ve kasvetli renkleri varken ikinci sezonda renkler çok açık ve ortamlar aydınlıktı. Aradaki farkı en çok Belle Epoque!un ahşap mobilyalarında fark edebilirsiniz.
Klasik Song Ji Won!
Vallahi şimdiden özledim... Tekrar görüşelim Belle Epoque!