1 Nisan 2020 Çarşamba

Büyülü Sesler: Punch


Bu köşede uzun zamandır birisinden bahsetmemiştim. O yüzden heyecanlıyım :3
Bu köşede şimdiye kadar ismini duyurmasını istediğim, kaliteli, yetenekli sololara yer verdim. Dean'den ve Kim Feel'den bahsetmiştim. Çünkü solo sanatçılar Kore'de çok değer görmüyor maalesef. Bazı istisnalar dışında çoğunun hakkında bilgi bulmak bile imkansız. Punch da böyle sanatçılardan biri. Kendisi hakkında bir şeyler bulmak için araştırdığımda bir boşluk buldum karşımda. Ben de dedim ki bu kadar yetenekli ve kaliteli bir sanatçıyı neden kimse bilmiyor, neden hakkında bu kadar az bilgi var? O yüzden hepimiz tanıyalım, bilelim diye karar verdim bu köşede kendisine yer vermeye.
Şimdi oradan buradan topladığım azıcık bilgiyi toparlayıp bu güzeller güzeli minnoşumuzu bool bol öveceğim burada. Çaylar kahveler hazır mı? Hazırsa yazıya kendinizi bırakın ve Punch'ın bal sesine kulaklarınızı dört açııın :3
PUNCH
Gerçek adı: Bae Jin Young
Doğum Tarihi: 19 Şubat 1993
Doğum Yeri: Seul

Balık burcu güzeller güzeli Punch'ımız OST kraliçesi olarak biliniyor. Eh, yanlış da sayılmaz. Kendi şarkılarından daha çok OST söylüyor bebişimiz. Ben de kendisini önce Descendants of the Sun için en az kendisi kadar bal sesli olan Chen ile yaptığı 'Everytime' şarkısı ile tanımıştım. Çok güzel şarkı falan deyip bir süre dinledim ama sonra unutmuştum. Sonra geçenlerde tam uyku için hazırlanırken youtube'un otomatik geçme özelliğiyle, Chanyeol ile söylediği 'Go Away Go Away' şarkısıyla tanıştım. Orada şarkıya aşık oldum zaten.
Punch'ın OST için bu kadar tercih edilmesinin sebebi elbette bal sesi ve tüm bu şarkıları hissederek söylemesi. Her söylediği OST dillerden düşmüyor. Herkes en az bir kere Punch'ın seslendirdiği bir şarkıyı dinlemiştir.
Kendisiyle ilgili çok merak ettiğim bir şey var, ulaşan olursa benim için sorsun: Neden 'Punch' ismini seçmiş acaba?
Şuraya şirinemizin instagram hesabını da bırakıyorum, isteyen takiplesin: punchbaebae

Güzel kızımız Gachon Üniversitesi'nden mezun olmuş. Çıkışını Naym Naym Entertainment altında yapmış. Kendisi oyuncu ve rapper Kim Min Jae'nin de şirket arkadaşı oluyor.
2014 yılında spot ışıkları altına çıkan Punch diziler için birbiri ardına şarkılar seslendirmeye başlıyor.

2014 yılında It's Okay, That's Love dizisi için Crush ile beraber "Sleepless Night" şarkısını, Pinocchio dizisi için ise Tiger JK ile "First Love" şarkısını seslendiriyor.
Aynı zamanda da Kim Bo Kyung ile "Drink With Me Now", The One ile birlikte de "Hurts" adlı teklileri çıkartıyor kızımız. 2014 onun için yoğun bir yıldı ve bu bir süre daha da devam etti.

It's Okay, That's Love için Crush ile beraber seslendirdiği "Sleepless Night" şarkısı diziyi izlemeye karar vermeme yetecek kadar güzel. Güzel kızımızın rap yeteneklerini de görüyoruz bu orta tempolu şarkıda. Crush'la uyumları çok güzel.
Pinocchio için Tiger JK ile beraber seslendirdiği "First Love" şarkısı tam bir OST. Bazı şarkılar vardır, sadece ritminden bile OST olduğu anlaşılır. Öyle bir şarkı. Naif, orta tempolu, hoş bir şarkı.

Kim Bo Kyung ile seslendirdiği "Drink With Me Now" çok güzel bir aşk şarkısı. İki kadının sesleri birbirine öyle güzel uymuş ki bize doya doya dinlemek kalıyor. Eski kpop'ı anımsatan bir şeyler var bu şarkıda. Ne güzel öyle sesleriniz!
The One ile yaptıkları düeti bulabilirseniz çok seveceğinize eminim ama önce youtube'un haklı olarak önünüze çıkardığı yumruk teknikleri ve One Punch Man videolarını eleyebilmeniz önemli... Haksız da sayılmaz, of Punch, başka isim mi yoktu??
The One'ın harika sesi ve bu nostaljik şarkı, bir de Punch'ın rapi, tadından yenir mi? Buram buram eski kpop kokuyor. Yenmez, uykusuz gecelerime ilaç gibi yetişir, tavsiyemdir. Şarkı fena halde sarar, bağımlılık yapar, uyarması bizden.

 
Bal seslimiz 2015 yılında Who Are You: School 2015 için Baechigi ile birlikte "Fly With The Wind" şarkısını seslendiriyor. Bu şarkı da yine orta tempolu bir şarkı. Burada bal vokalini sergilerken duyuyoruz Punch'ı.

2016 ise 2015'in aksine son derece yoğun bir yıl Punch için.
Yoon Mirae ile beraber "How Are You" adlı bir tekli çıkarıyor. Bu tekli çok çok güzel bir şarkı. hem rap hem de vokal partları birbiriyle kusursuz bir uyum içinde ve Yoon Mirae ile Punch'ın sesi de inanılmaz uymuş. Yoon Mirae zaten kadın rapper denince akla gelebilecek ilk isimdir. Bir de Punch'a eşlik edince bir başka tadından yenmez olmuş şarkı.

2016'da yine mutlaka bahsedilmesi gereken bir OST var. Descendants of the Sun'ın "Everytime" şarkısı. Bu şarkıda kendisine Chen eşlik ediyor. Belki Punch'a ün getiren ilk çalışması çünkü DOTS yayınlandığı dönemde Kore'yi sallamıştı hatırlarsanız. Küçük bir nostalji kuşağı için klibi bırakıyorum.
Chen'in sesi EXO'nun vokal line'ında en sevdiğim sestir. İnanılmaz temiz ve berrak bir sesi var. Punch'ın sesiyle kusursuz bir uyum yakalamışlar. Yayınlandığı dönem deli gibi dinlemiştim bu şarkıyı. Ritmi, sözleri, vokalleri her şeyiyle mükemmel bir şarkı. Diziyi izlerken ise bu şarkının her çaldığı yerde ikilinin sesi içime işliyordu. Offff çok güzel diziydi be <3

Yine yayınlandığı dönemde ortalığı bir başka sallayan Moon Lovers: Scarlet Heart Ryeo'nun da "Say Yes" isimli şarkısını LOCO ile beraber seslendirdi Punch. Bu diziyi izlemedim, izlemeyi de pek düşünmüyorum ama yayınlandığı dönemde baya izleyen vardı. Loco'nun rapini ve tarzını seviyorum. Reggae'yi hatırlatan bir ses tonu var. Bu şarkı da çok sevimli bir OST olmuş.

Goblin dizisi için Chanyeol ile berbaer seslendirdiği "Stay With Me" şarkısı en ünlü şarkılarından birisi sayılır. MV tam bir günde 1 milyon izlenmeye ulaşmış. Bir OST için çok iyi bir sayı. Tabi bunda şarkı kadar dizinin ve Chanyeol'un etkisi var ama OST süper. Zaten yayınlandığı dönemde de ortalığı sallamıştı. Punch'ın sesinin en tez notalarını dahi duyuyoruz ve sesi kulaklarımı okşuyor. Chanyeol'un rap yaparken kullandığı pes tonu hoşuma gidiyor. Slow şarkılarda kendisinin pes vokalini de çok severim zaten (bknz. Sing For You partı)
O yüzden bu ikili şarkıyı sallıyor. Meraklısına MV'sini de bırakalım.
Punch bu şarkıyla 2017 Asia Model Festival Awards'ta "Asia OST Popularity" ödülünü kazanıyor. 2017 MAMA'da da "Best OST" kategorisine aday oluyor. 2018 13th KKBox Music Awards'ta ise "Best Korean Single of the Year" kategorisinde ödül alıyor.

Yılımız 2017'yı gösterdiğinde Punch, Kim Tae Woo'nun T-WITH albümü için "Sunrise" isimli şarkıda Kim Tae Woo'ya eşlik ediyor. Kim Tae Woo'nun sesini de çok severim. Sunrise şarkısında da Punch'la beraber ortaya koydukları çalışmasyı sevdim. Şarkı nakaratta yükselerek tiz notalara bırakıyor kendini. Anime openinglerine benzer bir havası var. Dinlemesi çok keyifli. Hemen tıklayın ve dinleyin efenim. Kim Tae Woo ft. Punch-Sunrise

Missing 9 dizisi için de "When My Loneliness Calls Out To You" şarkısını seslendiriyor. Slow bir havası olan bu şarkı aynı zamanda SM Station Season 1'da da kullanılıyor sanırım. Çok emin olmamakla beraber bu bilgiye ulaştım. Kulaklarını Punch'ın berrak sesiyle dinlendirmek isteyenler için harika bir seçim olacaktır.

Yine bir OST, yine Punch! Hit The Top için Glabingo ile birlikte "Beautiful Beautiful" şarkısını seslendiriyor. Neşeli ve umut verici bir havaya sahip bir şarkı. Hareketli bir altyapıya sahip. Güneşli bir şeyleri çağrıştırdığı için çok hoşuma gitti. İlk kez dinlediğim Glabingo'nun sesi de çok güzelmiş. Özellikle nakaratta çok yumuşacık bir sesi var. Şarkının ikinci kısmında Punch şarkıya katılıyor. Onun da katılımıyla şarkı iyice güzelleşiyor. Kendinizi umutsuz hissettiğiniz anlara birebir bir şarkı. Çok, çok sevdim :3
Klibi de şurada. Punch&Glabingo-Beautiful Beautiful

Vee sonunda bir tekli geliyor bal köpüğümüzden: When Night is Falling.
Sesiyle içimizi okşuyor. Şarkı yavaş tempolu bir şarkı. Sözler oldukça melankolik. Şarkıyı Punch'ın sesi başka bir yere taşıyor, içimizi okşuyor melodi. Bu şarkı çok çok güzel. Gerçekten içimde bir şeyler kopuyor bu şarkının sözlerini duyunca. Şarkıdaki duyguyu dinleyiciye geçirme konusunda son derece başarılısın Punch, böyle devam. Buraya bıraktım: When Night Is Falling

2018'de Punch "Tonight", "End of the Night" ve "Goodbye" isimli teklilerini yayınlıyor.
"Tonight" yine slow şarkılarından birisi. Sesi öyle güzel ki öyle güzel ki! 2019 8th Gaon Chart Music Awards'ta "Song of the Year-February" kategorisinde de aday oluyor Tonight.
Punch-Tonight


Punch-End of The Night
Kızımız End of The Night teklisi için bir MV çekiyor. Klipteki sevimliliğini, ballı lokma tatlısı hallerini saatlerce övesim var ancak kendimi tutuyorum :3 Tam ısırmalık yahuu.
Şarkının altyapısı son derece akılda kalıcı. Nakaratı da çok güzel şarkının.
Sonradan gelen edit: Mazi olan linkleri düzeltmek için geldim lakin nedense bu şarkının mv'sini bulamadım. Sanırım silinmiş, official kanallarda yok.

"Goodbye" teklisi ise yağmur yağarken radyoda çalan, çalması gereken o şarkı. Klasik bir ballad. İsmi şarkı hakkında gerekli ipucunu veriyor zaten. Ballad sevenler için harika bir şarkı. Nakaratta temponun biraz yükselmesi şarkıyı normal bir ballad şarkıdan farklı yerlere taşıyor. Sevdiğim birine gerçekten veda ediyor gibi içim eziliyor dinlerken. Gözlerim falan doluyor, yalan yok. Bu şarkımız 2019'da 8th Gaon Chart Awards'ta "Song of the Year-September" kategorisine aday oluyor. Bir tıkla, içinize dokunan melodi: Punch-Goodbye

2018'de aynı zamanda Rocoberry isimli grubun Telephone albümünden Telephone isimli şarkıya eşlik ediyor Punch bebişimiz. Rocoberry grubu Goblin'in hit OST parçası olan I Will Go To You Like The First Snow parçasının da bestecisiymiş. Hiçbir işinize yaramayacak bir bilgi verdim şu an, alın bu bilgiyle ne yaparsanız yapın ahahajs
Telephone şarkısı yine yavaş tempolu bir yağmurlu gün şarkısı. Camdan dışarı bakarken dinlemesi çok keyifli. Dinlemek isterseniz MV'si. Rocoberry-Telephone (ft. Punch)

Punch'ımız yine aynı yıl Live dizisi için "Why Why Why" isimli bir OST seslendiriyor. Söylemekten yoruldum ama sesi çok güzel yahu, bal bal! Şarkıyı dinlemek için: Punch-Why Why Why
Bu arada klibi izlerken ilgimi çekti ve diziyi izlemeye başladım. Polisiye dizileri seviyorsanız, gerçekçi konuları, teşkilatta işlerin nasıl yürüdüğünü ele alan güzel bir dizi olmuş. Tavsiye ederim.

Risky Romance dizisinin "I'll Love You" şarkısını da yine bizim kız seslendiriyor. Bu şarkı da yine çok çok güzel bir şarkı.



Geldik 2019 yılına.. 2019 Punch ve tüm Punchseverler için önemli bir yıl çünkü gözümüzün bebeği "Dream of You" albümü 2019'da hayatımıza giriveriyor <3
Ve albüm dışında 3 single daha çıkarıyor. E be köylü kızı, koysan hepsini albüme üç şarkı daha eklesen, bi full album fırlatsan bize ne olurdu sanki!

2019 Punch'ın en meşgul yıllarından biri. Oldukça da karışık seyretmiş anlaşılan. Yavaş yavaş gideceğiz, hepsini konuşiciiz efenim.

Öncelikle 16 Ocak 2019'da ilk göz ağrımız olan Dream of You çıkıyor. Kendisi dört şarkıya sahip. Hayır canım ne ağlaması...

Punch-Dream of You 1st Mini Album
Tracklist
1) Heart
2) Like A Snowflower
3) Love Is You
4) Kiss Me

Punch-Heart
Yahu şu klip... O kadar tatlı bir mini drama ki... Tatlılıktan ölüyorum izlerken. En sevdiğim oyunculardan biri ve Punch'ın şirketdaşı olan Kim Min Jae-ssi ve Ha Yeon Soo bize mini bir drama çekmişler resmen. Bayıldım.
Punch'ın sesine ve şarkıya ise denecek yok.Yine bir şaheser yaratmış <3


Like A Snowflower: Like A Snowflower'da Punch'ın diğer şarkıları ayarında bir ballad. Nakaratta şarkı biraz yükseliyor. Ballad dinleme günlerinde olduğumda dinlediğim bir şarkı. Tam bir ballad çünkü klasik. Dinlemek için tık tık

Love Is You: İşte bu şarkı benim canım ciğerim. Hızlı tempolu bir şarkı. Aynı zamanda Punch meleksi sesini harika kullanmış Şarkı tempoyu hiç düşürmüyor. Nakarattan önceki köprüde hızlı bir part var, rap partına benzer bir part. "Baby miss you" kısımlarındaki vokali beni aldı götürdü. Nakarattan sonraki rap partı bana bol4 şarkılarını anımsattı <3 Bu bağlamda Love Is You güzelliği albümdeki fav şarkılarımdan. Evet Punch, love is you bebeğim. Love Is You için de buraya tık tık

Kiss Me: Kiss Me albümdeki bir diğer ballad. Punch'cığım yetmez mi?? Hoş benim için hava hoş, Punch söylesin, ben dinlerim ama Punch'ın sesinin hızlı tempolu şarkılarda ayrı bir efso olduğu da bir gerçek arkadaşlar. Kiss Me elinize kahvenizi alıp tekli koltukta kitap okurken ya da düşüncelerinize dalmış otururken arkada akıp gidebilecek bir şarkı. Hoş. Dinlemek isteyenler için buraya bıraktım.


Mart 2019'da The Fiery Priest dizisi için "Breeze" isimli bir şarkı seslendiriyor Gree ile birlikte. Gree rapçi bir abimiz. Güzel bir birleşim olmuş sesleri. Şarkıyı da beğendim, dizinin hangi sahnelerinde, nasıl sahnelerinde çalınabileceğini hayal ettiğim vurucu bir şarkı olmuş.
Klibi izlemek ve şarkıyı dinlemek için: Punch ft. Gree-Breeze


30 Haziran 2019'a geldiğimizde Punch kendi teklisi olan Love Me'yi piyasaya sürüyor.
Punch-Love Me
Tüm sevimliliği ve renkleriyle kamera karşısına geçmiş ne de şirin olmuş. Şarkıya gelirsek, işte bana böyle şeylerle gel güzellik. Dinlemesi çok keyifli, orta tempolu bir şarkı olmuş. Dans etme isteği uyandırıyor bende. Punch'ın hafif boğuk söyleme tarzı şarkıya rüya tadı veriyor. Klipteki styling'ini çok başarılı buldum. Paket olarak çok sevdiğim bir konsept oldu. Klipteki hava, Punch'ın söyleme biçimi, şarkı, her şey çok çok güzel olmuş <3
Sonradan gelen edit: Burada da aynı sorun var. Şarkıya buradan ulaşabilirsiniz lakin official kanallarda mv yok. Ancak youtube'dan bulup izleyebilirsiniz muhtemelen.

Temmuz'da kızımız yine herkesin çılgınlar gibi izlediği, benim izlemediğim Hotel Del Luna için "Another Day" isimli bir şarkı seslendiriyor Monday Kiz ile birlikte. Monday Kiz isminden değil ama sesinden çok hoşlandım. Şarkı çok güzel olmuş. Biraz Everytime vibe'ı aldım. Melodi olarak benzemiyorlar ama şarkının havası anımsattı biraz. O yüzden daha bir sevdim.

Ağustos'ta bir diğer Hotel Del Luna şarkısı olan "Done For Me"yi seslendiriyor. Bu şarkıyı solo olarak söylüyor. Bir şarkıya fena benzettim ama çıkartamıyorum. Ama çok güzel bir melodiye sahip. Diğer şarkıları kadar içime dokundu ve favori Del Luna şarkım olabilir. Kızımız şarkıda hem vokal hem rap yeteneklerini sergiliyor. Sesi melek gibi yine. Şarkının melodisine ayrı, Punch'ın sesine ayrı düşüyorum bu şarkıda. Hotel Del Luna izlememiş olmama rağmen bu şarkıyı uzun süre dinledim. Siz de şuradan dinleyin: Punch-Done For Me

Yine Hotel Del Luna için "Love Del Luna" şarkısını söyleyen Punch'a bu sefer NCT'nin gülü Taeyong eşlik ediyor. Sevimli bir OST. Taeyong'un rap yapışını da gayet severim. Tam bir OST olmuş, ne eksik ne fazla. Punch & Taeyong-Love Del Luna

Hotel Del Luna'nın OST rezervinin %80'i de Punch'tan karşılanmış maşallah.


Punch-Sometimes
18 Eylül 2019. Ah, işte o güzel şarkımız geldi. Klibin çizimleri ve sevimliliğinden de bahsetmek istiyorum ama Sometimes'ı o kadar çok seviyorum ki. Dinlerken öyle huzur veriyor ki Punch'ın sesi. Nakaratın ritmine, altyapıya, enstrümantal yapıya, hepsine ayrı ayrı harikayım <3 Şarkı tam bir R&B. Ki zaten bu tarz R&B'lerin hastasyım. Ve belki de biraz soul sayılır. Punch şarkı sözlerinde giden sevgilisini unutamadığından bahsediyor. Özlem temalı bir şarkı. Öyle güzel söylüyor ki, sözleri de hisleri de içinizde hissediyorsunuz zaten.

Biz bitti demeden bitmez, 2019 yılındayız hala.

Ekim 2019'da When the Camellia Blooms dizisi için "Like A Heroine in the Movie" şarkısını söylüyor. Hafif tempolu, güzel bir şarkı. Tiz seslerinin hastasıyım be Punch. Şuraya da klibi bırakalım. Like A Heroine in the Movie
Bu dizi hakkında da güzel yorumlar duydum hep. En kısa zamanda izlemek istiyorum.


Eluphant-Winter Rain (ft. Punch)

Kasım ayında Eluphant "4" isimli albümünde yer alan Winter Rain şarkısında Punch ile düet yapıyor.
Winter Rain de çok güzel bir şarkı. Bu tarz son zamanlarda gönlümü çalmış durumda. Son zamanlarda çıkan sololar çok indie/soul/R&B arası çalışıyorlar. Bana da afiyetle dinlemek kalıyor. Şarkının altyapısı zaten dünyalar güzeli. Bir de ritmi, sözlerinin kafiyesi, ahengi. Ne desem bilmiyorum. Punch'ın vokali, Eluphant'ın rapi ikisi de öyle güzel ki. Tüm gün dinleyebileceğim bir şarkı. Punch'ın "Nuneul gama tteooreuneun sigani" deyişine düşmeyen bizden değildir. Çok güzel yahu, dinleyin hemen hemen <3

Punch-Yesterday
17 Aralık'ta Punch'ımız bize bir kış şarkısı veriyor doya doya dinlememiz için. Klibin ambiyansı son derece büyülü. Soft renkler, karlar ve parlak ışıklar çok güzel olmuş. Çiçeklerin arasında şarkı söyleyen güzelliğimiz :3 Şarkı bir ballad. Bir ayrılık şarkısı. Punch'ın kadife sesiyle söylediği satırlar son derece hüzünlü. Ama nasıl güzel söylüyor. Klasik bir ballad şarkı sesinde öyle bambaşka bir şeye dönüşüyor ki. Hissederek söylüyor, duyguyu geçiriyor.

Bu yoğun geçen 2019 yılı da böyle bitiyor. Anlaşılan Punch'ın uğurlu yılıymış.

2020 Ocak'ta ise Romantic Dr. Teacher Kim dizisi için yine Chanyeol ile birlikte "Go Away Go Away şarkısını söylüyor. Şimdi ben bu şarkıyı nasıl övsem, kaç sayfa yazsam hakkında? Hala Punch'ın EN sevdiğim şarkısı bu şarkı. Her gün dinliyorum çıktığından beri, hem de her gün. Punch ve Chanyeol zaten çok iyi bir ikili ondan eminiz ama bu şarkı her şeyiyle öyle mükemmel ki <3 Eskimiyor, asla eskimiyor, hala mükemmel ve hala ilk günkü lezzeti alıyorum şarkıyı dinlerken. Bayılıyorum. Punch, lütfen bu şarkıya benzer şarkılar yap bize. Şarkıyı şuraya bırakayım da siz de en az 1857793 kere dinleyin. ChanyeolxPunch-Go Away Go Away

2020 Şubat'ta ise Moonbyul'ün "Dark Side of the Moon" albümündeki "Weird Day" şarkısına eşlik ediyor. Bu şarkı da güzel bir şarkı. Punch'ın sesi çok yumuşacık. Moonbyul'la güzel gitmiş sesleri birlikte. Moonbyul'un rapini normalde bazı şarkılarda çok sert bulurum ama bu şarkıda gayet güzel geliyor kulağa. Dinlemesi keyifli, hoş bir şarkı. Buraya bırakıyorum, buyrun dinleyin. Moonbyul-Weird Day (ft. Punch)


Biraz da başarılarını, ödüllerini konuşalım öyleyse. 2019 Korea First Brand Awards'ta "Best Female Vocalist" ödülünü alıyor. 2018 23rd Consumer Rights Day Awards'ta "Best Singer of the Year" kategorisinde ödül alıyor. 2018 Hallyu Awards'ta "Popular Culture Singer" kategorisinde ödül alıyor. 2019 8th Gaon Chart Music Awards'ta "Discovery of the Year (R&B Category)" kategorisinde ödül alıyor. Gurur doluyum şu an!

Eveet. Güzeller güzeli Punch'ımızın tüm diskografisini burada konuştuk. Gördüğünüz gibi gaayet üretken bir kızımız. Aynı zamanda Punch ve Punch gibi santçılar sektöre yeni bir ses yeni bir nefes adeta. Özlediğimiz ses ve tarzda şarkılar yapıyorlar hepsi. Lütfen çokça destekleyelim ve sevgi gösterelim. Hiçbir şey kaybetmez, aksine harika bir sanatçıyla tanışmış olursunuz.
Stan talent, stan Punch!



7 Mart 2020 Cumartesi

Dizi Yorumu: Fight For My Way

Hayatımın dizisini yazıyor olabilirim! Ama Allahım nasıl sevdim, nasıl bayıldım! Hepsini anlatacağım şimdi sizlere de. 
Fight For My Way'e vizeler bittikten sonra hali hazırda bir dizim de olmadığından, dizi ararken konusu hoşuma gittiği için başladım. Zaten Park Seo Joon'a hastayım, biraz da göz attım. Bayılırım böyle eskiden gelen arkadaşlıklar, hayaller falan tadında dizilere. Çok samimi geldi konusu başladım ben izlemeye.
Dizi hızlı gidiyor. Bir kere hiçbir bölümde sıkılmadım ben. Ve dizide çok samimi ve sıcak bir hava vardı. Bakın aylar demiyorum yüksek müsaadenizle yıllar diyorum, yıllardan sonra ilk defa baş karakterin CEO olmadığı bir dizi izledim, bu gurur hepimizin! Karakterlerin hepsi yaptıkları işlerle, oldukları yerlerle, sevinçleri, üzüntüleri, kırgınlıklarıyla içimizden biriydi. Ay sonunu zor getiren, ucuz kirası olan küçük dairelerde yaşayan, her gün başka bir kıyafet giymeye gücü yetmeyen, orta halli insanlardı. 



Fight For My Way
Tür: Hayattan kesitler (Slice of Life), romantik

Bölüm sayısı: 16

İlk Yayın Tarihi-Son Yayın Tarihi: 22 Mayıs 2017-11 Temmuz 2017

Konuya biraz değinecek olursam çocukluktan beri arkadaş olan dört arkadaşın (hatta üçü daha da eski arkadaş) hayalleri, büyümeleri, yaşadıklarını konu alıyor. Olay günümüzde geçiyor ancak arada flashbackler mevcut.
Farklı farklı hayalleri olan bu gençlerin tam da hayaller hayatlar tadında bambaşka şeylere savrulmaları çok gerçekçiydi. Her istediğimiz altın tabakta sunulmuyor, adeta bunu vurguluyordu. Onlar böyle çabalayadursun ben de çok düşündüm, olmak istediğim yerde miyim? Hayallerim ne durumda?

-yazının bundan sonrası eser miktarda spoiler içermektedir efenim-
Ko Dong Man (Park Seo Joon)
Park Seo Joon ve onun harika oyunculuğu. Kendisini önce Oh Li Jin'in deli dolu kardeşi Oh Li On rolünde Kill Me Heal Me'de izlemiştim, daha sonra da egoist CEO rolünde What's Wrong With Secretary Kim'de çıktı karşıma ama hiçbirinde bu kadar dokunmadı oyunculuğu içime.
Ko Dong Man küçüklükten beri Taekwondo yapan, Milli Takım'da oynama hayalleri kuran başarılı bir oyuncu. Ama lise çağındayken rakibinin rüşvet teklifini kabul ediyor ve sporu tamamen bırakıyor. Rakibi onu yeniyor, Dong Man bunun üzerine yıllarca bu anı unutamıyor. İlk bölümlerde babasına bağırdığı yerde ben de ağladım. Yerden kalkmadığı o anı yıllarca yeniden yaşaması nasıl bir cehennemdir, öyle güzel yansıttı ki. Yıllar geçip büyürken bir böcek ilaçlama firmasında çalışıyor Dong Man. Sunbae'si tarafından eziliyor, yaptığı iş değer görmüyor, işini sevmiyor bir kere.
Ani bir kararla bıraktı ya, çok sevindim.

MMA'le tanışıp ezeli rakibiyle yaptığı o ilk maçta beni mahvetti, yıktı geçti. Gözünün biri kapanmış, kaşından oluk oluk kan akarken, ''Bitirmesinler, söyle maçı bitirmesinler. Yapabilirim, devam edebilirim.'' diye kafesin duvarlarına vura vura ağlarken benim içim çıkmıştı ağlamaktan. Oyunculuğuna şapka çıkarttığım bir diğer yer ise, Octagon'un dışında Ae Ra'yla konuştuğu yerdeydi. Kulağı çınladığında yüzünün aldığı şekille olacakları az çok tahmin ettiğimiz o sahne, iç parçalayıcı haykırışı, defalarca kafasına ve kulaklarına vuruşu, ağlayarak Ae Ra'ya ''Neden alçak sesle konuşuyorsun? Neden seni duyamıyorum?'' diye soruşu... Mahvetti beni, saatlerce ağladım. Aklıma geldikçe bir kötü oluyorum. Çok başarılı ağlıyor cidden. Park Seo Joon'un oyunculuğu tartışmaya kapalı artık benim gözümde. Bu dizide parladı resmen, şahlandı.

Park Seo Joon bu dizi için vücut çalışmış, bu çok belli. Ama ben biraz dövüş eğitimi aldığını da düşünüyorum. Dövüş sahneleri çok gerçekçiydi ve bu her şeyin daha iyi olmasını sağlıyordu. Ae Ra'ya tokat adan adama arabanın üstünde uçtuğu sahne muhteşemdi. Çok başarılıydı cidden. Ama benim favorim ilk bölümlerde Octagon'un dışında Kim Tak Su'yla ilk karşılaştıklarında ona attığı döner tekme. Ama nasıl rahatladım! ''Tekniğimi çalacaksan düzgün yap!'' diye bağırışına da hasta oldum!

Ae Ra'yla olan iletişimi çok güzeldi. Ae Ra'ya küçükken de, birer yetişkin olduklarında da asla kıyamaması, Ae Ra'ya herkesten çok değer vermesi, Ae Ra ağlarken yüzünü kapatması, birbirlerini çok çok iyi tanımaları çok güzel, çok özeldi. Ko Dong Man karakteri, bir harikaydın. ''Başım dertte. Artık ağlarken de güzel görünüyorsun.'' :'')

Dong Man'ın koçuyla olan iletişimine ayrı bir hastaydım, bromance kazanacak ahahaha. Koç adam gibi adamdı, canımdı ciğerimdi. Adam dizi boyunca bir kere bile haksız çıkmadı, dizinin en güvenilir ve en komik karakterlerinden biriydi. Çok tatlıydı çok! Koç Jang Ho'ya Kim Sun Oh hayat veriyordu.


Choi Ae Ra (Kim Ji Won)

Aaah Kim Ji Won. Saatlerce övsem seni, yetmez. Kim Ji Won'u daha önce To The Beautiful You'da izlemiştim ama çok bir şey hatırladığım söylenemez. Dizinin yıllar öncesinin dizisi olması bir yana ben de diziyi yıllar önce izledim.
Kim Ji Won'un oyunculuğu da Park Seo Joon kadar iyi. Tepkileri gerçekçi, öfkesi inandırıcı ve bir melek kadar iyi ve saf olmaması onu gerçekliğe çok yaklaştırıyor. Sıkmıştı artık şu iyi karakterler.
Choi Ae Ra küçüklüğünden beri sunucu olma hayali kurmasına rağmen hayat onu bir AVM resepsiyonuna sürüklemiştir. Choi Ae Ra karakteri dizilerde görmeye hasret kaldığımız karakterlerden. Baskın, öfkeli, dediğim dedik, asabi, maskülen, ayakları yere basan bir karakter. Herkese sözünü geçiriyor ve var olmak için bir başkasına ihtiyaç duymuyor. Yedi yirmi dört eşofmanla gezmesi, arkadaşlarının yanında dış görünüşünü umursamayışı, heyecanlı tavırları beni kendisine hayran bıraktı. Sadece son bölümlerde kendisine biraz sinirlendiğimi söylemeliyim.Kendisi hayalinin peşinde koşarken Seo Joon'dan geri durmasını, dövüşü bırakmasını istemesi pek doğru değildi. Haklı olduğu yerler vardı, izlemek onun için çok zor bu konuda haklı. Ama çocuğun hayali ve kendisi arasında bir seçim yapmasını istemek, buna zorlamak ne kadar doğru? Ve gerçekleşmemiş bir hayalin acısını en iyi kendisi bilirken. Neyse ki Seo Joon rövanş maçını yaptı da, içim rahatladı. Ae Ra sunucu olma yolunda her reddedildiğinde onunla birlikte bir fiil ben de üzüldüm. Dong Man'ın Ae Ra'yı kendisinden daha iyi tanıdığı kısımda çok duygulandım. Ae Ra'ya hayalinin sunucu olmak değil, mikrofon olduğunu söylediğinde cidden şok olmuştum ve mikrofonla önceki yaşantılarına bakılınca Dong Man haklıydı. Ae Ra bunun sonucunda RFC sunucusu olmaya karar verdi. Hayallerini böyle kovalayıp başarılı olması çok değerliydi. Ve Ae Ra'nın ağlama sahneleri de çok başarılıydı, insanın içi parçalanıyor o hıçkırırken.

İlk bölümlerde adamların aynalarını kırdığı yerler favorimdi. Amazon bir karakterdi Choi Ae Ra. Şirindi, korumacıydı. Baek Sul Hee'nin koruyucusuydu adeta. Çok özendim bu korkusuz hallerine. Birine diklenmek cesaret istiyor şu devirde. Choi Woo Shik'in hayat verdiği Park Moo Bin karakterini de gaayet güzel ekarte etti o sahnede. Bayıldım konuşmasına. İkinci erkek karakterin de erkenden paketlenip gitmesi yararımıza oldu.

Ev sahibi Ganako Hwang ya da Hwang Bok Hee'nin ilk geçmiş sahnelerinin hepsinin Dong Man ile olması sebebiyle dedim ki bu kadar basit olamaz, bu kadın kesin Ae Ra'nın annesi. Eh, yanılmadım ;) Artık bir kdrama gurusuyuz biz de.

Son olarak Kim Ji Won'u bir kaç dizide daha başrolde görmek istiyorum. Hem çok çok güzel ve orantılı bir yüzü var, hem sesi ve konuşma tarzı oyunculuğa çok uygun, hem de cidden harika bir oyuncu! Bayıldım kendisine bu dizide. O kadar doğal oynamış ki, sanki kendisini canlandırıyor gibi.



Baek Sul Hee (Song Ha Yoon) 
Baek Sul Hee... O kadar hayatın içinden bir karakterdi ki. Sessiz sakin, her daim destekleyici olan insanlardan. Zaman zaman kendisine çok çok kızdım. Joo Man'a bu kadar verici olması, kendini hiçe sayması, Joo Man'ın ailesine kendisini bu kadar ezdirmesi beni çok kızdırdı. İlişkileri o kadar yıllık birliktelikten sonra pelte olmuş durumdaydı. Sıradan, hareketsiz, monoton bir ilişkiyi yürütmeye çalışır gibilerdi ve ilk bölümlerde birbirlerine değer verdiklerini asla hissetmedim ben. Bazı yorumlarda bu ilişkiyi çok beğendiklerini söyleyen yorumlar gördüm, zevktir, ama ben beğenmedim maalesef. Dörtlünün birlikte uyumu çok çok muhteşemdi, hepsi çarklar gibi birbirini tamamlayan eşsiz insanlardı ama Sul Hee ve Joo Man'ın ikili ilişkisi hatalar silsilesiydi maalesef. İkisine de çok çok kızdım. Joo Man'a asla ne istediğini, neye kırıldığını, neyin onu rahatsız ettiğini söylemiyordu.
Buna rağmen Sul Hee karakteri ayaklanıp, kendi kendini idare etmeyi başardı. Kendi ayakları üstünde durup Joo Man'dan ayrı yaşamayı başardı. Tek beklentisi ondan bir hayat değildi artık. Tabi ki tekrar bir araya geldiler ama çok daha sağlam ve sağlıklı bir ilişki olarak, karşılıklı fedakarlıklar içinde. Sul Hee'nin o saçlarını düzeltecekler diye çok umdum ama malesef olmadı. Rengi mi yoksa o yoluk kıvırcıklığı mı sorun bilmiyorum ama kızı çilekeş ve yaşlı gösteriyordu o saç. Lisedeki saçına tövbest demiştim ama, beterin beteri varmış :P

İlişkilerinin belası olarak Secretary Kim dizisinde de izlediğimiz Pyo Ye Jin karşımıza çıktı. Çok güzel bir kız, Secretary Kim'de bayılıyordum kendisine. Ama buradaki karakteri fazla yapışkandı, sevemedim. Neyse ki kendisi hatasını anladı (GEÇ OLDU BİRAZ AMA) ve bizlere veda etti.

Song Ha Yoon'un oyunculuğu hakkındaysa kendisini ilk defa izledim ancak gayet iyi olduğunu söyleyebilirim. O naif ve kırılgan karakteriyle destekleyici konuşmaları, ses tonu ve hareketleri gayet iyi örtüştü. Yan rolde beni hiç rahatsız etmedi, gayet iyi iş çıkardı.

Kim Joo Man (Ahn Jae Hong)
Aah. Bir diğer çok kızdığım karakter de ilişkinin karşı tarafı olan Kim Joo Man. Ye Jin yüzünden basbaya aklı karışmıştı bir aralar, yalan yok. Çok kızdım kendisine. Hayır ne kendisine, ne Sul Hee'ye, kimseye de dürüst değildi o ara. Zırt pırt gecenin bir vakti mesajlaşmalar, kalkıp gidip Ye Jin'i ayıltmalar falan. Kardeşim anası mısın babası mısın kızın bi kere çağır polisi bak nasıl ayılacak ikincide. Kızı asla net olarak reddetmedi. Sinir ediyorlar beni, bunu da ben mi söyleyeyim illa. Etkisiz de bir elemandı, Sul Hee'ye güvence veremiyordu Ye Jin konusunda. Bu ikilinin en büyük sorunu, KONUŞMUYORLARDI. Arkadaşlar biz medeni insanlar sorunlarımızı konuşuyoruz. Herkes içinden bir şey düşünüp karşısındaki anlasın diye bekliyordu, oldu canım!
Onun dışında komik bir karakterdi, dörtlüye daha geç yıllarda dahil olmuş, son bölümlerde gördük bunu da. Dong Man'ın açık açık Sul Hee'yi tuttuğunu söylemesi çok komikti. Çünkü Sul Hee harbi kız Joo Man gibi mi, hiç! Joo Man'ın da açık açık Ae Ra'dan korkması çok komikti ahahaha. Ae Ra bana düşman olsa ben de korkarım, mahveder hepimizi valla.
Joo Man'ın ablaları vardı bi, ayy düşman başına. Annesi bile yola geldi de o ablalar çok zor. Ama Joo Man bi bölümde güzel ayar vermişti hepsine, İyiydi yani.

Ahn Jae Hong'u da ilk izleyişim ama onun oyunculuğunu da çok beğendim. Hem de çok sevimli bir surat yapısı var, insanda güven uyandırıyor görünüşü. Ye Jin'in Park Bo Gum'a benzediğini söylemesi dışında sıkıntı yok ahahaha. Joo Man da Sul Hee'nin Lee Young Ae'yi andırdığını düşünüyordu ve evet düşününce gözleri falan biraz andırıyor.




Aslında diziye şöyle bir bakınca bu dörtlünün hayalleri, yaşadıkları, karşılaştıkları insanlar, hayatla kavgaları oluşturuyor kemik kısmı. Ve birbirleriyle olan etkileşimleri çok çok güzeldi, dörtlü olarak ya da ayrı ayrı. Evin çatısında birlikte yaptıkları Nam Il Bar'a bittim. Evin çatısında arkadaşlarımla takılmalık bir bara benim de ihtiyacım var. Ama bizim evlerin çatıların uygun değil buna. Fark ettiyseniz Kore'de çatı kültürü çok fazla. The Time We Were Not In Love'da da Oh Ha Na ve Choi Won sık sık çatıda birlikte içip tavuk ayağı yiyorlardı. My ID is Gangnam Beauty'de de Yeon Woo Young'un bir terası vardı toplanıp toplanıp yemek yedikleri. (Yeon Woo Young demişken Kwak Dong Yeon'da ilk bölümde konuk olarak karşımıza çıkıyor dizide. Kendisini pek bir severim.) Yine başka bir kaç dizide de hatırlıyorum böyle bir şey. O yüzden Nam Il Bar'larını ayrı sevdim, o barda bir çok dönüm noktası yaşamalarını ayrı sevdim. 
Yorumlarda gördüğüm üzere herkes ikilinin çıkmaya başladıktan sonra fazla romantik olduğundan yakınmış. İyi de, arkadaşken oldukları gibi enseye tokat olmaları daha anlamsız olurdu? Normal bir arkadaşlıkları yoktu ki, Dong Man sürekli Ae Ra'ya sataşıyordu, Ae Ra'da onu pataklıyordu, bunu mu görseydik çıkarken ssjjsjdk 

-Dikkat burası nefret kusma kısmıdır. Kim Tak Suuuu! Ulan Kim Tak Su! Ey ahali, ben hayatımda hiç bu kadar bir dizi karakterinden nefret etmedim. Hiç ama! Azımsanmayacak kadar kdrama izledim şu zamana kadar, sınırlarımı zorlayan bir çok karakter oldu, ama bu... Şu an açık ara farkla önde gidiyor Kim Tak Su. Bakın diziyi bitireli o kadar oldu, aklıma geldikçe elim ayağım titriyor, o platin saçlarını tek tek cımbızla yolma isteğimi durduramıyorum. Sinir hastası oldum. Dong Man Octagon'un önünde kulağı duymadığı için ağlarken ben elim ayağım titreyerek sandalyemde tepiniyordum, aklıma geldikçe deli oluyorum. Dizinin başlarında yine Octagon'un önünde Dong Man buna döner tekme atıp ''Tekniğimi çalacaksan düzgün yap.'' diye bağırdığında o kadar mutlu oldum ki anlatamıyorum :P Nefret kusma kısmı bitmiştir, ömür boyu görüşmemek dileğiyle Kim Tak Su-
Park Hye Ran karakterini de sevmedim ama tabi ki bir Kim Tak Su olamadı. Yalnız sürekli Ae Ra'nın tüm işlerinin dibinde bitip işi almasına ayar oldum. Bir ayrılmadı ikilinin yanından. En sonunda evlerinin üstüne taşındı, ne azimmiş yani pes ablacım! 
Choi Woo Shik'in hayat verdiği Park Moo Bin karakteri ise geldiği hızla diziden çıkarak hepimize rahat bir nefes aldırdı. 

                                          -Şu Namil Bar'ın manzarasına aşıktım işte aşık-

Dizinin diğer güzel kısımlarına dönmemiz gerekirse, Ae Ra ve Dong Man arasındaki uyum çok güzeldi be! Bence sevgili oldukları kısımlar da çok güzeldi. Enerjileri, auraları. Dong Man'ın yavaş yavaş düşüncelerinin değişmesi çok güzel işlenmişti. Arkadaş oldukları zamanlarda bile ilk Ae Ra'ya koşması, ilişkilerinin sağlamlığı çok güzel işlenmişti. Ae Ra'nın ''İçimi titretiyorsun!'' sahnesi Dong Man kadar beni de şoke edip mutlu etti, ne güzel erkenden öğrendik Ae Ra'nın hislerini.

Her şey çok dengeli ve ayarındaydı. İkilinin işlerinden çıkıp yavaş yavaş asıl hayallerine yönelmeleri ve aynı zamanda hislerini anlamaları dengede tutulmuştu. Bence ikilinin aşk hayatı ya da hayalleri dizide birbirinin önüne geçmedi, ikisini de dengeli izledik.

Ae Ra'ya son bölümlerde sinirlendiğimi söylemiştim. Kendince Dong Man'ı korumak istemesi doğaldı ama, arkasında durmasını istedim o zamanlar. Ayrıca bize eski klişelerden birisini de yaşattı yani, son bölümde ayrılıp son yarım saat barışma! Ne bu, 2012 kdrama mı???
Yine de güzel bir sondu, en sevdiğim sahne Kim Tak Su'nun yamulma sahnesi ahahahsha



Ae Ra'nın olur olmaz yerlerde aegyo yapmaya başlamasıyla Dong Man'ın yüzünün aldığı şekle, durduk yerde kendine oda spreyi sıkmasına, ''Sabahları görüşmeyelim'' demesine, Ae Ra'nın güçlü ve maskülen yapısı, Ae Ra'nın normal vuruyor gibi yapıp spor salonundaki adamın burnunu kırdığı, ilk bölümlerde adamların arabalarının aynalarını kırdığı yerlerde çok çok eğlendim ve hoşuma gitti.

En sevdiğim şeylerden birisi de her karakter kendi için çizilen role öyle güzel uymuştu ki sanki bir dizi değil, gerçekte varolan bu insanların hayatlarına tanık oluyoruz. Oyunculuklar süperdi, süper.

Bir şeyi eleştirmem gerekirse Ae Ra ve Dong Man'ın son bölümlerde ayrılmasından pek hoşlanmadım. Ae Ra daha destekleyici bir karakterdi başlarda. Bir de Ganako Hwang olayı çok sona sıkıştırılmıştı, hiçbir nedeni olmadan onları gizliden gizliye destekleyen bir ev sahibesi rolü biçilse daha sevimli olabilirdi.

Finalde de yine dörtlünün bulunması güzeldi, dizi öyle güzel bitti ki ekranı kapatmadan bir süre pembiş duygular içinde oturup kaldım. Hem verdiği mesajlar sayesinde hem de konunun sevimliliği sayesinde bir süre düşünüp kaldım. Çok sevdim yahu, çok! Dizi bence her yönden çok tatmin edici bir romantik komediydi. İzlediğine pişman olacak kimsenin olduğunu sanmıyorum. Önce arkadaşlıkları, sonra başka yöne evrilen ilişkileri, hayalleri, her şeyiyle çok güzel ve özeldi konu. Çok güzel işlenmişti, oyunculuklar harikaydı, ee daha ne isteriz ki bir diziden? Şiddetle tavsiye ediyorum. İzleyin, izlettirin efendim.


Sevgiliyken de böyle olsunlar mı, emin misiniz ahahaha

:'')

Daha koymak istediğim bir dolu sahne vardı ama bence bu kadar gif yeterli ahaahsh :P Çok sevdiğim OST listesinden favorilerimi de şuraya bırakayım.
Arie Band-Dumbhead
HerCheck(Super Kid)&2morro-Fight For My Way
Kassy-Good Morning
BTOB ( Hyunsik, Eunkwang, Sungjae)-Ambigious
Ryu Ji Hyun-Night is Gone, Again

En sevdiklerim bunlar oldu OST listesinde. Gidip OST listesini tekrara alayım bari.

Tüm diziyi çok severek izledim, çok çok güzeldi, izlerseniz pişman olmazsınız :3
Görüşmek üzere XOXO


24 Ocak 2020 Cuma

Dizi Yorumu: My Secret Romance

Bir sömestr tatilinden herkese merhabalaar. Uzun süredir burada aktif değildim. Vizeler, finaller... Nihayet bitti de, rahat bir nefes aldım. 15 günlük bir tatilim var. Az ama yetineceğiz artık. Ne kadar yazı sığdırırsam.
Bu diziye de özellikle yazmak istiyordum çünkü biiir ben iflah olmaz bir Sung Hoon aşığıyım, ikiii kendisinin bir de avukatıyım! Evet efendim, yedirmezler bu çocuğu!

Bu celalli çıkışımın sebebi tabi ki diziye başlamadan önce yorumları okurken herkesin Sung Hoon'un hali hazırda oyunculuğuna giydirmiş olması. Kendisini Oh My Venus'te izleyen herkes orta halli bir oyunculuğu olduğunu biliyordur. Demiyorum ki Oscar alması gerekiyor, ama rahatsız da etmiyor oynarken yani! Gayet izletiyor kendini bence. Noble My Love'ı izlemedim çünkü az dizisi olduğu için idareli olarak gidiyorum Sung Hoon'un projelerinde ahshahd Sanırım bu diziyle format olarak çok benzermiş, o eleştirilmiş biraz. Zararı yok, benim için problem değil. Yani vlog falan çeksin, ben saatlerce izleyeyim. 
Yakın bir zamanda Noble My Love'ı da izlemek istiyorum. Jaekyung'u çok sevdiğim gibi, Sung Hoon'u da özledim.

My Secret Romance
Tür: Romantik, komedi
Yayıncı: OCN
Bölüm Sayısı: 13
İlk Yayın Tarihi-Son Yayın Tarihi: 17 Nisan 2027-30 Mayıs 2017

Konuya kısaca değinecek olursak Cha Jin Wook (Sung Hoon) zengin bir iş adamının oğlu ve şirketin varisi. Ama son derece çapkın bir insan. Uzun süreli bir ilişkiye sıcak bakmayan birisi.
Lee Yoo Mi (Song Ji Eun) ise yeni mezun bir beslenme uzmanı. Bu ikilinin hayatı bir yerde kesişiyor ve olaylar gelişiyor.

Herhangi bir beklentiniz olmaksızın izlenebilir. Tabi çok büyük projelerden ve titizlikle kurgulanmış dizilerden hoşlanıyorsanız bir şans vermeniz zor, çünkü konu gördüğünüz gibi son derece klişe ve bazı mantık hataları da var. İzleyince göreceksiniz ki karakterler de çok derinliği olan karakterler değil. Ama ben Sung Hoon'u çok sevdiğim, bir de böyle çerezlik bir şeyler aradığım için eğlenerek izledim.

-yazının bundan sonrası eser miktarda spoiler içerir.-


Cha Jin Wook (Sung Hoon)
Biraz Sung Hoon'un nasıl da manken gibi olduğundan falan bahsetmeye ne dersiniz sjsjdjsj Öncelikle kendisini gerçekten yakışıklı buluyorum ve öyle tatlış, sevimli falan da değil gaayet erkeksi bir yakışıklılığı var ve sesi de inanılmaz çekici o yüzden diyorum ya. Çok abartılı oynamadığı için, oyunculuğu da çekici sesiyle birleşince benim için gayet cazip bir hale geldi ki oyunculuğu cidden normal, öyle anlatıldığı kadar kötü değil. Sanki Kore'nin yarısı Leonardo Di Caprio anasını sjsjsj
Hoş daha çok rolünün Noble My Love ile çok benzer olduğu konuşuldu ama oyunculuğuyla ilgili yorumlar da hatırlıyorum ben, neyse.
Cha Jin Wook hoş bir karakterdi. Klasik k-drama erkeklerinden onu ayıracak bir özelliği yoktu. Zengin, kibirli, çocuksu ama bunu sadece kadın başrole gösterir diğer insanların önünde aşırı olgun ve ciddidir, başarılıdır elbet, hepsinin en az bir şirketi batmaktan kurtarması gerekmektedir falan filan. Ama eninde sonunda seviyoruz bu karakterleri çünkü aslında YOKLAR sjsjsjaj hem zengin hem yakışıklı var mı, yok. Olsa da bizi bulmaz zaten. Onun dışında Cha Jin Wook ile ilgili sevmediğim tek şey, adam dünyalar çapkını ve sonra aniden tek gecelik bir ilişkiden sonra tövbeye geliyor. Yani inandırıcı değil. Tek gecelik bir ilişkide -ki kız seni bırakıp kaçmış sabahında- ne kadar duygu bağı oluşturabilirsin? Burası atlanmış bir ayrıntıydı bence. Kendisini baba oldu zannettiği bölümler çok komikti. Ve o kadar yakışıklı ki çocuk bile kombinini tamamlayan bir ayrıntı gibiydi adeta. Bayıldık bayıldık. Dizide spor veya resmi giydiği her şeye hasta olsam da o bordo, yelekli takımının bende apayrı bir yeri var, özlemle anıyorum kendisini. Ve o mimikleri, o kadar komikti ki. Küçük bir çocuk gibiydi ya.



Lee Yoo Mi (Song Jieun)
Bildiğim kadarıyla bu Song Jieun'ın ilk dizisi değil ama belki ilk başrolü olabilir. Her halükarda iyi iş çıkardığını söyleyebilirim. Bazı zamanlar bana fazla donuk geldi yalan yok, hep bi mutsuzdu sanki ama genel çerçevede baktığımızda çok göze batan kötü bir şeyi yoktu. Kendisini Secret günlerinden beri severim. Çok güzel bir kadın olması bir yana, çok da şirin bir havası var. Solo şarkılarını tavsiye ederim, favorim Twenty Five.
Bunları bir kenara bırakırsak dizide kendisi bir beslenme uzmanı. Ama o kadar kötü yemek yapıyor ki, kapışırız yani bence sjdjsjd Zaten Lee Yoo Mi de aynı kaderi paylaşıyor Cha Jin Wook'la. Dramalarda binlerce kez izlediğimiz o karakterlerden birisi. Sakar, sarsak, hafifçe saf falan filan... Ve tabiki aşırı masum, aşırı tatliş yani. Dizinin sadece konusu değil, karakterleri de klişe, bu yüzden eleştirilerin odağı olmuştu o zaman. Ama zaten kdramalardan da çok bi şey bekleyerek izlemek saçmalığın dik alası o yüzden rahat olalım ahahahs. Bu kızın o annesi hiç görmediğimiz bir çeşit manyaktı mesela, onu unutamam. Kadın bana saç baş yoldurdu ya en son Stars'da Cheon Song Yi'nin annesine bu kadar sinir olmuştum. Kadın ağzını her açışında hem kızını hem kendini mahvediyordu. Zavallı Jung Hyun Tae'ye de bebesini kilitleyip sürekli TV şovlarına gitmesini de unutmadık. Lafı toparlayacak olursak Lee Yoo Mi bilindik o karakterlerdendi, çok bir derinliği olmadığı için kendisiyle çok özel bir bağ kuramadı bence seyirci ama hepimizin hayal ettiği hayatı yaşıyor, özendik bir miktar. Bir de genel olarak çok güzel giyiniyordu. O uzun hırkaları, bol kazakları falan. Hoş genellikle kdrama karakterleri güzel giyiniyor ya tabi Tae Gong Shil'i saymazsak sjsjdsjdj



Diğer karakterlere de biraz değinecek olursam kızın okul yıllarından beri en yakın arkadaşı olan Jung Hyun Tae'ye Kim Jae Yong hayat veriyor. Başka bir yerde izlemedim ya da hatırlamıyorum bilmiyorum. Çok gördüğüm bir oyuncu değil yine de. Dizide kızın evinin altında bir kitap kahvesi vardı. Çok şirin bir yerdi ve aynı zamanda bir yazardı bu arkadaşımız. Genel olarak sevdiğim bir karakterdi. Kızı içten içe sevmiş, ve kızın annesinin erotik film yıldızı olmasından kaynaklı zorbalıklarda yanında olmuş adam gibi adamlardandı, yakışıklıydı daha ne sdjsjdjd Sonunda mutluluğu Cha Jin Wook'a takık spiker Joo Hye Ri'de buldu, iyi de oldu ahahaha

Dizinin en renkli karakteri kesinlikle döşemelik kumaşlardan yapılmış enteresan takım elbiseleriyle Sekreter Jang Woo Jin'di. Konuşmasına aşırı gülüyordum. Ve sevgilisiyle de aşırı uyumlu bir çiftlerdi hele o selamlaşmaları ashahssj
Yan rollerle güzel desteklenmişti senaryo. Ne ana çiftin önüne geçtiler, ne de sıkıcılardı, o konuda her şey dozundaydı bence.

Diziyi bitireli baya oldu aslında. Hatta bir de üstüne Fight For My Way'e başladım. O da gerçekten çok güzel. Onu da yazmak istiyorum bitince. Park Seo Joon'un da izlemediğim projesi kalmadı sanırım.

Dizi hakkında genel yorumlarımla ilgili konuşacak olursak evet klişe. Ama kimin umrunda, kdrama izliyoruz sonuçta, ne derinlik bekleyebilirsin ki?
Çerezlik bir dizi olarak bakmak lazım çünkü dizinin de çok bir iddiası yok bununla ilgili. Modern peri masalı işte. Olayların hemen gelişmesi beni çok mutlu etti. Dizilerde en çok sıkıldığım kısımlar dizinin en başıdır. Olaylar ilerleyinceye kadar çatlarım. Bunda öyle bir şey olmadı şükür.
Ama dizinin sonlarına doğru Lee Yoo Mi'nin kaçma çabaları beni sinirlendirdi, yalan yok :P Yapmayın evladım, bırakıp kaçmayın güzelim çıcıkları ahahaha
Çok sinir olduğum bir karakter yoktu, kızın annesi hariç. O kadın çok sinirlerimi zorladı. Joo Hye Ri inanılmaz kötü bir karakter değildi mesela. Jung Hyun Tae sevimli bir yakın arkadaştı. Genel olarak Song Ji Eun ve Sung Hoon'un kimyası tutmuştu. Zaten dizinin izlenebilirliğini büyük ölçüde bunlar etkiliyor. Senaryo da büyük ölçüde saçmalamadığı sürece izleniyor bir şekilde.

Dizinin başında bölümdeki olayların resimlendiği yerler gerçekten çok güzeldi. Kafa dağıtmak için sevimli, kısa bir dizi izlemek isterseniz. My Secret Romance gayet iyi bir tercih olur. Pişman olmazsınız, hem Sung Hoon da var :P


Dizi hakkında gerçekten harika bir şeyden bahsedeceksek o da OST listesi olur heralde. Gerçekten dizi müzikleri bir harikaydı. OST listesini indirip dinlediğim bir iki dizi var. Bu da onlardan biri. En son My ID is Gangnam Beauty'nin tüm müziklerini indirip dinlemiştim. Bu dizinin listesi de çok güzeldi. En beğendiğim şarkılar buraya bırakacağım.


Song Jie Eun ft. Sung Hoon (Roiii) - Same 
Dizide ağırlıklı olarak çalan şarkı bu. Ve gerçekten çok güzel bir şarkı. Ji Eun'ın bal sesi de çok güzel uymuş şarkıya. Sung Hoon back vokal falan gibi bir şey bu şarkıda sesi bi duyulmuyor bi çok derinden geliyor falan. Diziyi izlerken fakültede sürekli bu şarkıyı mırıldanıyordum. Altyapısı da çok güzel.


Roiii-You Are The World Of Me
Canımız ciğerimiz Roiii yani Sung Hoon tüm hünerlerini bu şarkıda döküyor ortaya. Ayrı bir albüm istiyorum kendisinden, sesi öyle güzel ki. OST listesinde açık ara farkla en sevdiğim şarkı bu. Sesi çok güzel, şarkı çok güzel, dinlemeye doyamıyordum sonuç olarak.


Eun Ji Won, Lee Su Hyun, Kim Eunbe - Love Song
Bu şarkı da klasik, sevimli bir dizi şarkısı. Dinlemesi hoş.


Moon Myoung Mi-Love is So Good


LYn-Song For Love
LYn'nin sesine hastayım. Zaten çoğu dizinin OST listesinde en az bir şarkıyı seslendirir ve şarkının içinden geçer. Stars'ın çok sevilen My Destiny şarkısını da LYn seslendirmişti. LYn, harikasın.



Dizinin en sevdiğim şarkıları da bunlardı. Eğer boş vaktiniz varsa, çok kafa yormayan bir şeyler izlemek isterseniz izleyebilirsiniz. Ama daha zekice yazılmış binlerce senaryo var. Sung Hoon severler izleyebilir :P Yine de izleyeceklere, iyi seyirleeer!

<3

BONUS:

Ahahaha ne çektin Jang Woo Jin!


Görüşmek üzeree!