24 Ocak 2020 Cuma

Dizi Yorumu: My Secret Romance

Bir sömestr tatilinden herkese merhabalaar. Uzun süredir burada aktif değildim. Vizeler, finaller... Nihayet bitti de, rahat bir nefes aldım. 15 günlük bir tatilim var. Az ama yetineceğiz artık. Ne kadar yazı sığdırırsam.
Bu diziye de özellikle yazmak istiyordum çünkü biiir ben iflah olmaz bir Sung Hoon aşığıyım, ikiii kendisinin bir de avukatıyım! Evet efendim, yedirmezler bu çocuğu!

Bu celalli çıkışımın sebebi tabi ki diziye başlamadan önce yorumları okurken herkesin Sung Hoon'un hali hazırda oyunculuğuna giydirmiş olması. Kendisini Oh My Venus'te izleyen herkes orta halli bir oyunculuğu olduğunu biliyordur. Demiyorum ki Oscar alması gerekiyor, ama rahatsız da etmiyor oynarken yani! Gayet izletiyor kendini bence. Noble My Love'ı izlemedim çünkü az dizisi olduğu için idareli olarak gidiyorum Sung Hoon'un projelerinde ahshahd Sanırım bu diziyle format olarak çok benzermiş, o eleştirilmiş biraz. Zararı yok, benim için problem değil. Yani vlog falan çeksin, ben saatlerce izleyeyim. 
Yakın bir zamanda Noble My Love'ı da izlemek istiyorum. Jaekyung'u çok sevdiğim gibi, Sung Hoon'u da özledim.

My Secret Romance
Tür: Romantik, komedi
Yayıncı: OCN
Bölüm Sayısı: 13
İlk Yayın Tarihi-Son Yayın Tarihi: 17 Nisan 2027-30 Mayıs 2017

Konuya kısaca değinecek olursak Cha Jin Wook (Sung Hoon) zengin bir iş adamının oğlu ve şirketin varisi. Ama son derece çapkın bir insan. Uzun süreli bir ilişkiye sıcak bakmayan birisi.
Lee Yoo Mi (Song Ji Eun) ise yeni mezun bir beslenme uzmanı. Bu ikilinin hayatı bir yerde kesişiyor ve olaylar gelişiyor.

Herhangi bir beklentiniz olmaksızın izlenebilir. Tabi çok büyük projelerden ve titizlikle kurgulanmış dizilerden hoşlanıyorsanız bir şans vermeniz zor, çünkü konu gördüğünüz gibi son derece klişe ve bazı mantık hataları da var. İzleyince göreceksiniz ki karakterler de çok derinliği olan karakterler değil. Ama ben Sung Hoon'u çok sevdiğim, bir de böyle çerezlik bir şeyler aradığım için eğlenerek izledim.

-yazının bundan sonrası eser miktarda spoiler içerir.-


Cha Jin Wook (Sung Hoon)
Biraz Sung Hoon'un nasıl da manken gibi olduğundan falan bahsetmeye ne dersiniz sjsjdjsj Öncelikle kendisini gerçekten yakışıklı buluyorum ve öyle tatlış, sevimli falan da değil gaayet erkeksi bir yakışıklılığı var ve sesi de inanılmaz çekici o yüzden diyorum ya. Çok abartılı oynamadığı için, oyunculuğu da çekici sesiyle birleşince benim için gayet cazip bir hale geldi ki oyunculuğu cidden normal, öyle anlatıldığı kadar kötü değil. Sanki Kore'nin yarısı Leonardo Di Caprio anasını sjsjsj
Hoş daha çok rolünün Noble My Love ile çok benzer olduğu konuşuldu ama oyunculuğuyla ilgili yorumlar da hatırlıyorum ben, neyse.
Cha Jin Wook hoş bir karakterdi. Klasik k-drama erkeklerinden onu ayıracak bir özelliği yoktu. Zengin, kibirli, çocuksu ama bunu sadece kadın başrole gösterir diğer insanların önünde aşırı olgun ve ciddidir, başarılıdır elbet, hepsinin en az bir şirketi batmaktan kurtarması gerekmektedir falan filan. Ama eninde sonunda seviyoruz bu karakterleri çünkü aslında YOKLAR sjsjsjaj hem zengin hem yakışıklı var mı, yok. Olsa da bizi bulmaz zaten. Onun dışında Cha Jin Wook ile ilgili sevmediğim tek şey, adam dünyalar çapkını ve sonra aniden tek gecelik bir ilişkiden sonra tövbeye geliyor. Yani inandırıcı değil. Tek gecelik bir ilişkide -ki kız seni bırakıp kaçmış sabahında- ne kadar duygu bağı oluşturabilirsin? Burası atlanmış bir ayrıntıydı bence. Kendisini baba oldu zannettiği bölümler çok komikti. Ve o kadar yakışıklı ki çocuk bile kombinini tamamlayan bir ayrıntı gibiydi adeta. Bayıldık bayıldık. Dizide spor veya resmi giydiği her şeye hasta olsam da o bordo, yelekli takımının bende apayrı bir yeri var, özlemle anıyorum kendisini. Ve o mimikleri, o kadar komikti ki. Küçük bir çocuk gibiydi ya.



Lee Yoo Mi (Song Jieun)
Bildiğim kadarıyla bu Song Jieun'ın ilk dizisi değil ama belki ilk başrolü olabilir. Her halükarda iyi iş çıkardığını söyleyebilirim. Bazı zamanlar bana fazla donuk geldi yalan yok, hep bi mutsuzdu sanki ama genel çerçevede baktığımızda çok göze batan kötü bir şeyi yoktu. Kendisini Secret günlerinden beri severim. Çok güzel bir kadın olması bir yana, çok da şirin bir havası var. Solo şarkılarını tavsiye ederim, favorim Twenty Five.
Bunları bir kenara bırakırsak dizide kendisi bir beslenme uzmanı. Ama o kadar kötü yemek yapıyor ki, kapışırız yani bence sjdjsjd Zaten Lee Yoo Mi de aynı kaderi paylaşıyor Cha Jin Wook'la. Dramalarda binlerce kez izlediğimiz o karakterlerden birisi. Sakar, sarsak, hafifçe saf falan filan... Ve tabiki aşırı masum, aşırı tatliş yani. Dizinin sadece konusu değil, karakterleri de klişe, bu yüzden eleştirilerin odağı olmuştu o zaman. Ama zaten kdramalardan da çok bi şey bekleyerek izlemek saçmalığın dik alası o yüzden rahat olalım ahahahs. Bu kızın o annesi hiç görmediğimiz bir çeşit manyaktı mesela, onu unutamam. Kadın bana saç baş yoldurdu ya en son Stars'da Cheon Song Yi'nin annesine bu kadar sinir olmuştum. Kadın ağzını her açışında hem kızını hem kendini mahvediyordu. Zavallı Jung Hyun Tae'ye de bebesini kilitleyip sürekli TV şovlarına gitmesini de unutmadık. Lafı toparlayacak olursak Lee Yoo Mi bilindik o karakterlerdendi, çok bir derinliği olmadığı için kendisiyle çok özel bir bağ kuramadı bence seyirci ama hepimizin hayal ettiği hayatı yaşıyor, özendik bir miktar. Bir de genel olarak çok güzel giyiniyordu. O uzun hırkaları, bol kazakları falan. Hoş genellikle kdrama karakterleri güzel giyiniyor ya tabi Tae Gong Shil'i saymazsak sjsjdsjdj



Diğer karakterlere de biraz değinecek olursam kızın okul yıllarından beri en yakın arkadaşı olan Jung Hyun Tae'ye Kim Jae Yong hayat veriyor. Başka bir yerde izlemedim ya da hatırlamıyorum bilmiyorum. Çok gördüğüm bir oyuncu değil yine de. Dizide kızın evinin altında bir kitap kahvesi vardı. Çok şirin bir yerdi ve aynı zamanda bir yazardı bu arkadaşımız. Genel olarak sevdiğim bir karakterdi. Kızı içten içe sevmiş, ve kızın annesinin erotik film yıldızı olmasından kaynaklı zorbalıklarda yanında olmuş adam gibi adamlardandı, yakışıklıydı daha ne sdjsjdjd Sonunda mutluluğu Cha Jin Wook'a takık spiker Joo Hye Ri'de buldu, iyi de oldu ahahaha

Dizinin en renkli karakteri kesinlikle döşemelik kumaşlardan yapılmış enteresan takım elbiseleriyle Sekreter Jang Woo Jin'di. Konuşmasına aşırı gülüyordum. Ve sevgilisiyle de aşırı uyumlu bir çiftlerdi hele o selamlaşmaları ashahssj
Yan rollerle güzel desteklenmişti senaryo. Ne ana çiftin önüne geçtiler, ne de sıkıcılardı, o konuda her şey dozundaydı bence.

Diziyi bitireli baya oldu aslında. Hatta bir de üstüne Fight For My Way'e başladım. O da gerçekten çok güzel. Onu da yazmak istiyorum bitince. Park Seo Joon'un da izlemediğim projesi kalmadı sanırım.

Dizi hakkında genel yorumlarımla ilgili konuşacak olursak evet klişe. Ama kimin umrunda, kdrama izliyoruz sonuçta, ne derinlik bekleyebilirsin ki?
Çerezlik bir dizi olarak bakmak lazım çünkü dizinin de çok bir iddiası yok bununla ilgili. Modern peri masalı işte. Olayların hemen gelişmesi beni çok mutlu etti. Dizilerde en çok sıkıldığım kısımlar dizinin en başıdır. Olaylar ilerleyinceye kadar çatlarım. Bunda öyle bir şey olmadı şükür.
Ama dizinin sonlarına doğru Lee Yoo Mi'nin kaçma çabaları beni sinirlendirdi, yalan yok :P Yapmayın evladım, bırakıp kaçmayın güzelim çıcıkları ahahaha
Çok sinir olduğum bir karakter yoktu, kızın annesi hariç. O kadın çok sinirlerimi zorladı. Joo Hye Ri inanılmaz kötü bir karakter değildi mesela. Jung Hyun Tae sevimli bir yakın arkadaştı. Genel olarak Song Ji Eun ve Sung Hoon'un kimyası tutmuştu. Zaten dizinin izlenebilirliğini büyük ölçüde bunlar etkiliyor. Senaryo da büyük ölçüde saçmalamadığı sürece izleniyor bir şekilde.

Dizinin başında bölümdeki olayların resimlendiği yerler gerçekten çok güzeldi. Kafa dağıtmak için sevimli, kısa bir dizi izlemek isterseniz. My Secret Romance gayet iyi bir tercih olur. Pişman olmazsınız, hem Sung Hoon da var :P


Dizi hakkında gerçekten harika bir şeyden bahsedeceksek o da OST listesi olur heralde. Gerçekten dizi müzikleri bir harikaydı. OST listesini indirip dinlediğim bir iki dizi var. Bu da onlardan biri. En son My ID is Gangnam Beauty'nin tüm müziklerini indirip dinlemiştim. Bu dizinin listesi de çok güzeldi. En beğendiğim şarkılar buraya bırakacağım.


Song Jie Eun ft. Sung Hoon (Roiii) - Same 
Dizide ağırlıklı olarak çalan şarkı bu. Ve gerçekten çok güzel bir şarkı. Ji Eun'ın bal sesi de çok güzel uymuş şarkıya. Sung Hoon back vokal falan gibi bir şey bu şarkıda sesi bi duyulmuyor bi çok derinden geliyor falan. Diziyi izlerken fakültede sürekli bu şarkıyı mırıldanıyordum. Altyapısı da çok güzel.


Roiii-You Are The World Of Me
Canımız ciğerimiz Roiii yani Sung Hoon tüm hünerlerini bu şarkıda döküyor ortaya. Ayrı bir albüm istiyorum kendisinden, sesi öyle güzel ki. OST listesinde açık ara farkla en sevdiğim şarkı bu. Sesi çok güzel, şarkı çok güzel, dinlemeye doyamıyordum sonuç olarak.


Eun Ji Won, Lee Su Hyun, Kim Eunbe - Love Song
Bu şarkı da klasik, sevimli bir dizi şarkısı. Dinlemesi hoş.


Moon Myoung Mi-Love is So Good


LYn-Song For Love
LYn'nin sesine hastayım. Zaten çoğu dizinin OST listesinde en az bir şarkıyı seslendirir ve şarkının içinden geçer. Stars'ın çok sevilen My Destiny şarkısını da LYn seslendirmişti. LYn, harikasın.



Dizinin en sevdiğim şarkıları da bunlardı. Eğer boş vaktiniz varsa, çok kafa yormayan bir şeyler izlemek isterseniz izleyebilirsiniz. Ama daha zekice yazılmış binlerce senaryo var. Sung Hoon severler izleyebilir :P Yine de izleyeceklere, iyi seyirleeer!

<3

BONUS:

Ahahaha ne çektin Jang Woo Jin!


Görüşmek üzeree! 

1 Eylül 2019 Pazar

En İyi Debut Şarkıları

Selaaaamlaaar. Bugün birlikte K-Pop'ın ışıltılı dünyasından içeri adım atan grupların ilk adımları olan debut şarkılarını  inceleyeceğiz. Debut şarkısı grubun ilk etapta ilgi çekmesi için gerekli koşullardan biridir. Sektöre muhteşem debut şarkıları gelip geçti, yaşlanıyorum bee...
Küçük bir nostalji arası verdikten sonra devam ediyoruz ahahahaha. Aslında sektöre efsane olmuş bir çok debut şarkısı var ancak ben kız grupları için de, erkek grupları için de sayıyı on ile sınırlandırdım. Haydi bakalım, başlayalım öyleyse!
Önce canımız ciğerimiz olan kız gruplarının, en iyi çıkış şarkıları gelsin!


10-) Red Velvet-Happiness
Happiness zamanları... 2014, çoktan yıllar olmuş bile. O zamanlar Red Velvet renkli saç uçlarıyla dört kişi olarak hayatımıza girmişlerdi. Happiness çok renkli ve eğlenceli bir klibe sahip. Şarkının funky bir ritmi var ve gerçekten konseptleri çok fresh bir konseptti. Kim derdi ki Zimzalabim gibi bir fecaatin bir gün Red Velvet'a verileceğini...
Happiness'a ölüp bayıldığımı söyleyemem ama güzel bir şarkı. En azından deneysel bir facia değil. Dinlemesi eğlenceli. akılda kalıcı, neşeli bir şarkı. Eh, iyi bir debut için gerekli şarkının özellikleri de aşağı yukarı bu zaten. 10. sırayı Kırmızı Kadifelerimize verip kendilerini uğurluyoruz böylece.
Kaçıranlar ve tekrar izlemek isteyenler için Red Velvet-Happiness



9-) KARA-Break It

Kara'nın beş kişilik resmini seçme sebebim sektöre en büyük hitlerini o zaman vermeleri olabilir. DSP Media tüm gruplarını elleriyle harcama konusunda altın madalyaya layık bir şirkettir. KARA'yı da yavaş yavaş harcadı işte. Break It'de bence ortalamaya göre çok güzel olan debut şarkılarından birisidir. KARA'nın genele bakıldığında J-Pop'a yatkın şarkılar olan kariyerinde debut şarkısının A-Pop şarkılarına benzemesi de ironiktir ahahaha Gerçekten yıl 2007 önce bunu bir idrak edelim. Günümüzle kıyaslamayalım yani. 2007'de Break It zamanının çok ötesinde bir şarkı.  Çıktığı yıla göre baktığında da o zamanların modası olan autotone'dan ve saçma kelimelerin tekrarladığı nakaratlara sahip şarkıların arasından da sıyrılmıştır. Break It özeldir, Break It anlamlıdır. Sevelim. Gyuri ve Nicole'ün güzelliğinden bahsetmeye bile gerek yok :3 Ölene kadar Break It diyenler için şuraya bırakalım: KARA-Break It



8-) Laboum-Pit-A-Pat
Sektörün kız grubu istilasına uğradığı yıl olan 2014 (ben demiyorum, debut albümünün ismi Girl's Invasion olan Lovelyz diyor.) Laboum'un da çıkış yılı. Laboum'un debut zamanları gerçekten gelecek vaadettiklerini düşünüyordum. Tabi o zaman maknaelerinin sürprayz bir biçimde hamile kalacağını kimse bilmiyordu. Yulhee'nin skandal olup olmadığından çok da emin olamadığım bu skandalından sonra kariyerlerinin zirvesini görmüş oldular. Hwi Hwi era'da biraz yükselmeye başlamışlardı oysaki. Yazık oldu gerçekten Laboum'a. Çünkü hala tek bir title şarkılarının bile kötü olmadığı nadir gruplardandır Laboum.
Pit A Pat'da 2014 yılına çok fazla bir şarkı. 2014'te kalitesiz şarkılarla sektöre atılan o kadar kız grubu vardı ki o sene Laboum hemen ilgimi çekmişti. Çok eğlenceli bir klibi olan şarkının kendisi de çok sevimli. Bu şarkının canlı performanslarını izlemek de ayrı bir zevklidir. Sahnede o kadar eğlenir ki Laboum, istemsizce gülümsemeye başlarsınız. Laboum umarım, daha da yükselirsiniz.
Laboum'un gününüzü aydınlatmasına izin vermek için şuradan buyurunuz efenim; Laboum-Pit-A-Pat



7-) APINK-I Don't Know
Ben de bilmiyorum A Pink, sizi neden bu kadar seviyorum acaba?
A Pink eskiden beri altyapılarıyla kalbimi çalan gruplarındandır. Son dönüşleri olan Eung Eung'dan sonra beni vursalar sesim çıkmaz. O kadar iyiydi o era. Zaman makinesini ayarlayıp A Pink'in debutuna gittiğimizde yine A Pink'in eğlenceli ritimlerle bezenmiş şarkısı I Don't Know karşımıza çıkıyor. I Don't Know benim neden sevdiğimi bilmediğim bir şarkısı. Mutlu ediyor, içimi sıcacık yapıyor falan. Öyle işte. A Pink'in sektöre kattığı onlarca güzel şarkısından biri de I Don't Know.
Neden sevdiğini bilmeyenler için geliyor öyleyse sıradaki şarkımız; APINK-I Don't Know



6-) Cherry Bullet-Q&A
Bana sorulursa öncüsünün Pristin olduğunu düşündüğüm Teen Crush konsepti son zamanların en revaçta konsepti. O yüzden şirketler bu trendin olabildiğince ekmeğini yemeye çalışıyorlar. Bakınız FNC. Eh benim de en sevdiğim konseptler arasında Teen Crush. Girl Crush'dan gına geldi artık, insanlara GC'ın özgün bir konsept olmadığını anlatamıyorum. Maalesef o kadar da alıcısı var ki istediği ünü elde edemeyen kız grupları girl crush'a yöneliyorlar. Teen Crush candır, heyecandır. Cherry Bullet'in debut şarkısı gerçekten beklediğimden çok daha iyiydi. Hatta komple debut albümleri beklediğimden çok iyiydi. Q&A modern ritimleri olan funky bir pop şarkısı. Dinlemesinin çok eğlenceli olduğu, bağımlılık yapan bir nakarata sahip bir şarkı. Böyle devam Cherry Bullet, son zamanlarda ışık gördüğüm çaylaklardan birisisin.
Kaşların arasına Kiraz Kurşunu değenler için; Cherry Bullet-Q&A



5-) Mamamoo-Mr Ambigious
Yolumuza bir diğer 2014 çaylaklarından devam ediyoruz. Mamamoo'nun o zamanlardaki tarzını özledim sanırım. O zaman daha fresh bir hava veriyorlardı. Mr. Ambigious'un klibi tam bir yıldız geçiti olduğu için izlemesi çok eğlenceli. Şarkı ise hem çok güzel hem de Mamamoo'nun muhteşem vokalleriyle daha güzel hale geliyor. Mamamoo'nun en güzel konseptlerinden de biridir. Retro Mamamoo zamanlarını gerçekten özledim.
Old Moomoo'lar için geliyor; Mamamoo-Mr. Ambiguous



4-) TWICE-Ooh-Ahh
Ooh-Ahh Twice'ın en güzel şarkısı olmakla beraber en iyi de debut şarkılarından biridir. Sadece soruyorum Park Jin Young, bundan bir tane daha yapmak bu kadar zor mu? Konsepti Twice'ın Likey'den önce yaptığı sevimli konseptlerden farklıdır, aralarında parlar adeta. Şarkı ise çok güzeldir, harika bir altyapısı vardır. Twice vokal yönünden güçsüz bir gruptur. Nefes alır gibi yüksek notaya çıkan bir üyeleri yok. Şu an daha iyi olsalar da, debut zamanı gerçekten kötülerdi. Ama Ooh-Ahh üyelerin zayıf yönlerini destekliyor, şarkıda eksiklikler fark edilmiyor. Üyelerin hepsinin sesi gayet doğru dağılmış. Bilmiyorum. Twice'ın böyle bir şarkıya daha ihtiyacı var. Dance the Night Away ve Fancy çok güzel olsa da Twice'ın bu konseptini özledim.
Zombilerle keyifli bir buluşma; Twice-Ooh-Ahh



3-) CLC-PEPE
O kadar dertliyim ki... Şu konuda öyle dertliyim ki. CLC 2015'in en iyi çaylağıdır net, üstüne tartışmam bile. Pepe harika bir eradır ve CLC'nin en iyi de konseptidir. Ama Cube CLC'yi denek olarak kullanmayı çok mantıklı bulmuş olacak ki Pepe'den sonra anlamsız bir funky, daha sonra 2012 yılı ayarında bir sevimli konsept, sonra teen crush en son da girl crush denedi. Arada bir de kızlar musiki sanatçısı konseptine benzer bir şey yaptılar ama ben o sırada sinir krizindeydim, hatırlamak istemiyorum. Hayır, konsept kraliçeliği bu değil. Gerçekten değil, bu denek tahtalığı yani. Pepe teen konseptin en güzel örneğidir, fresh bir konsepttir, kızların yaşlarına uygundur ve üstlerinde zorlama durmaz. CLC'nin girl crush imajı üstünde annesinin giysilerini giyen kız çocuğu kadar zorlama duran bir iki üyesi var ama girl crush konseptçiler beni yaşatmaz diye daha fazla konuşmayacağım...
Pepe'nin en güzel yanı retro ritimlerle bezeli altyapısı. Klibin çok bir numarası yok ama şarkı her şeyi kurtarıyor. Şarkı kızların vokallerine de çok uygun bir şarkı. Cube'un elinden çıkan en güzel şarkılardan biri olabilir. Ah be Pepe era, geri dön...
Pepe'yi Koruma Timi Resmi Marşı: CLC-PEPE



2-) (G)I-DLE-LATATA
Nesin sen, debut şarkılarının şahı falan mı? LATATA muhteşem bir şarkıdır, müzede saklanması gerekmektedir. Jeon Soyeon canımız ciğerimizdir. LATATA eşlik etmenin de çok güzel olduğu bir şarkı. Bir kere altyapısı muhteşem! Rap kısımları ciğeri söker, klibi ise görsel şölen. Daha ne olsun yahu! Cube'un düzgün yaptığı sayılı şeylerden biri Idle'a verdiği şarkılar heralde. Gerçekten LATATA muhteşem bir şarkı. Şarkı çıkalı ne kadar oldu, hala 'I love ya' kısımlarının aşığıyım. Vokaller muhteşem, konsept muhteşem, Jeon Soyeon zaten K-Pop sektörüne bir hediye. O yüzden Idle'ın yaptığı her işe güveniyorum, ileride de daha çok güveneceğim çünkü şimdi şarkılarını büyük ölçüde Cube yapıyor ama ileride şarkılarının çoğunu hatta belki tamamını Idle'ın kendisinin yapacağını düşünüyorum. Bayılıyorum Idle'a böyle devam!
Everyday, everynight LaTaTa!: (G)I-DLE-LATATA



1-) Everglow-Bon Bon Chocolat
Bu şarkı ilk çıktığı günden itibaren beni müptela etse de insanlar Everglow'un tüm şarkılarına ''2014 beati'' demeye çok meraklı. Kardeşim güzelse güzel de geç, beatin kronolojisini çıkar diyen oldu mu sana? Yok ama Hiçbir-haltı-beğenmeme-timi olarak bir şekilde varlıklarını belli etmek zorundalar.
Bu tip girl crush konseptini hiç sevmediğimi yukarıda adeta haykırdım biliyorsunuz ahsasjdjsj Everglow'un konsepti de özgün bir konsept değil bence, bal gibi gc. Ama en azından yaptıkları şarkılar gerçekten çok güzel. Adios'u da gayet beğendim. Benim açımdan Adios'un tek sorunu Bon Bon Chocolat 0.2 olması, özellikle giriş kısmının. Onun dışında yok 2014 yılından kalma gibi, yok beati bayatlamış gibi, yok kreması az olmuş SALIN ŞU KIZLARIN ALT YAPILARINI.
Bon Bon Chocolat benim son yıllarda duyduğum en iyi debut şarkılarından biridir, aha da birinci yapıyorum, yaptım. O kadar ahahhsjsjs
Bon Bon Chocolat ile coşmak için Everglow-Bon Bon Chocolat

Niyeyse bi sinirliyim bugün ahahahahsj papatya çayımı içip, derin bir nefes alııp devam ediyoruz. Şimdi sıra yine bir başka canımız cananımız olan erkek gruplarıyla devam ediyoruz.
Başlayalım o halde.


10-) C-Clown-SOLO
Aah ah. C-Clown'u harcadılar matmazel... C-Clown sektörün en donanımlı gruplarından biriydi. Zaten Rome'u bir bıraksan böyle baya adam hep beste hem güfte hem vokal hem rap derken klip çekimi falan yapacaktı. Ben bir de C-Clown'un müziğini çok seviyordum. Eski K-Pop fanları bilir. Böyle 'eski kpop' olgusu vardır. Eski kpop tınıları var C-Clown şarkılarında. C-Clown'un SOLO şarkısı da çok başarılı bir debut şarkısıdır. Nakaratının tınısını çok severim. Ya ağlayacağım cidden, çok özlemişim C-Clown'u. Yeni duyan bilen varsa, C-Clown'un bütün şarkılarını dinleyip kaybettiklerimize ağlayabilir... SOLO da C-Clown'un sayısız muhteşem şarkısından yalnızca biri.
Siz şimdi yoksunuz ya, ben hep SOLO diyenler için C-Clown-SOLO



9-) UP10TION-So, Dangerous
Artık beni tanıyorsunuz. Her salatalığım var diyene elimde tuzlukla koştuğum için bir aralar UP10TION'ın da fandom karasularında dolaştım. Sonra radarıma KNK girdi falan, o aralar biraz karışık. UP10TION hakkında bildiğim çok bir şey yok haliyle. Ama çok sağlam bir çıkış yapmışlardı zamanında. Şarkılarının altyapısını çok sevmiştim ama aynı zamanda iyi de vokallere sahiplerdi. Dans alanında da gayet yeteneklilerdi. Şarkı kafanızda dönüp duracak özellikle ''No no no no no now'' kısmı, sakin olup geçmesini bekleyin.
Tehlikeliyim, seni üzerim: UP10TION-So, Dangerous



8-) VIXX-Super Hero
Oy benim bebeklerim! VIXX'i çocuk gibi sevmekten ne zaman vazgeçeceğim acaba? VIXX sektöre sonraki konseptlerinin hiç sinyalini vermeyerek girmiş. Son derece 'normal' bir konsept. Ama konsept kralı VIXX her konseptte parlıyor. Super Hero ben dahil tüm Ravi biased'lar için de özel bir konsept. Çünkü bundan sonra uzunca bir süre üzerinde marjinal tarzlar denendi çocuğumun... Super Hero'daki saç tarzı son normal saçı. Stay strong Ravi, arkandayız. Klasik bir VIXX şarkısı altyapısına sahip ve güzel bir melodisi olan bir şarkı. Bir de Hongbin, saçlarını özlemedik mi sence de? Bitsin artık bu hasret. Super Hero diyordum, ismi gibi süper bir debut diyordum... Konu VIXX olunca hep böyle oluyor, çok seviyorum napayım! Bence K-Pop tarihindeki en başarılı debutlardan birisi.
Süper kahraman niteliğindeki konsept-doller; VIXX-Super Hero



7-) SHINee-Replay
Aha. Asıl eski kpop burada işte. Nerede o eski günler?? SHINee sektöre adım attığı o günlerde ''Noona neomu yeppeo'' diyerek ne noonaları hülyalara daldırdı kim bilir... Her ne kadar Taemin'in saç tarzını desteklemiyor olsam da (ki dürüst olacak olursak beşinin styling'i de berbat) şarkının muhteşem olduğunu kabul etmem gerekir. Replay bir sansasyon yaratmıştı sektörde. Ah SM debut konusunda harikalar yaratıyorsun bazen. Replay hem kendisi hem de anısı çok değerli bir debut olacak kalacaktır her zaman. Ve Replay de asla modası geçmeyecek şarkılardan biridir.
''Replay'' tuşunu çökerten şarkılarda bugün SHINee-Replay



6-) The Rose-Sorry
Asıl ben sorry canlarım benim! The Rose tam da kaliteli bir band'e hasret kaldığımız zamanlar girdi hayatımıza. Ve Sorry öyle güzel bir şarkı ki kulaklıklarımı takıp sabaha kadar Sorry dinleyerek yıldızları izlemek istiyorum. The Rose'un şarkılarının o eşsiz bohem havasında şüphesiz ana vokalleri Woosung'un çok etkisi var. Öyle eşsiz bir ses rengi var ki, tadı damağınızda kalıyor resmen. Bu yolla kendisinin solo şarkısı Face'in de reklamını yapmış olalım öyleyse. Woosung'un harika solosu Face'de buradan ulaşabilirsiniz.
The Rose'un harika debut şarkısına dönecek olursak, şarkının nakaratıyla çok uzun süre ciddi düşündüğümü söylemek isterim. Şarkının altyapısının tamamen müzik aletleriyle kaydedilmesi de şarkıyı benzersiz bir müzik ziyafetine dönüştürüyor. Seviyorum sizi, seviyorum müziğinizi The Rose, rica ediciim özür dilemeyin, sizi sevmeyenler özür dilesin.
Arım, palım, peteğim, gülüm, dalım, çiçeğim The Rose: The Rose-Sorry



5-) NU'EST-FACE
Nu'est'in rekorunu kim kırdı hatırlamıyorum ama bir zamanlar en çok izlenen debut şarkısı rekoru bizzat Nu'est'in elindeydi. Hep söylerim, 2012 yılında popüler çaylaklar EXO, Nu'est ve B.A.P'ydi. Bu üçlüden EXO aldı yürüdü, diğerleri maalesef çok üzücü sebeplerle ileri gidemediler, hatta gerilediler. Nu'est ve B.A.P kariyerlerinin ortasında, başında çektikleri ilginin yarısını bile çekemez haldeydi. Neyse ki Nu'est için nihayet bahar geldi, çok zorlu bir dönemden sonra. Umarız ki B.A.P için de çok yakındır o bahar.
Face için konuşmak gerekirse kitlenin onayladığı bir şarkı işte, ben ne diyeyim ki daha. Çok güzel bir klibi olmakla beraber çok güzel bir şarkı. Konseptleri de gayet güzel. Ama beni asıl çeken şarkının bağımlılık yapan melodisi. Dinledikçe dinleyesim geliyordu ilk zamanlar, resmen bağımlı olmuştum. FACE de zamanın eskitemediği ve eskitemeyeceği şarkılardan. Her dönemde kendisi dinletiyor.
Eski Nu'est ile yüzyüze gelmek için; NU'EST-FACE



4-) BTS-No More Dream
Sanırım sonsuza dek hayranları olacağım ve müziklerine dinleyeceğim tek grup. O kadar seviyorum ki izahı yok arkadaşlar. 6 yıl önce BTS hayatımıza son derece ''Hip Hop Lover'' bir tarz ve konseptle çıktılar. No More Dream her açıdan çok başarılı bir debut şarkısı. Koreografi, vokal, rap... Her şey muhteşemdi. No More Dream ve bunun yanında We Are Bulletproof'u da sayabiliriz gerçekten eğer BTS büyük bir şirketten çıkmış olsaydı (mazi işte o zamanlar BigHit borç içinde yüzüyordu) o seneyi domine ederdi. O sene konuşulan şeylerden biri de BTS'in hiç çaylak gibi görünmediğiydi. Sıkı çalışmalarının karşılığını bu harika çıkışla almışlardı. No More Dream hala bizim fandom için çok özel ve anlamlı olmakla beraber kusursuz bir altyapıya ve vurucu sözlere sahip bir çıkış şarkısıdır. Of çok duygulandım, ağlayacağım, çocuklarım :'')
Hayallerin gerçeğe dönüşmesinin ilk adımı BTS-No More Dream



3-) DAY6-Congratulations
DAY6'in bu şarkısı beni çok şaşırtmıştı. Evet belki 2018 veya 2019 standartlarına uygun ama 2015'te çıkması beni şoke etti. O gün için o kadar zamanın ilerisinde modern tınılara sahip bir şarkıydı ki. O yüzden asla modası geçmiyor. Debut albümünü hala aynı tadı alarak dinliyorum. Her bir şarkıyı. DAY6 malesef hala keşfedilememiş bir hazine. JYP'den olmalarına rağmen flop sayılabilecek bir konumda kalmalarını aklım almıyor. Abidik gubidik bir sürü grup çıkıp alıp yürürken hem de. JYP hep böyleydi ama. GOT7'ı ünlü etmesi dört yılını aldı. Kız grubu medya oyunu+promosyonu dedin mi birinci sırada ama erkek gruplarına ''su akar yolunu bulur'' şeklinde yaklaşımıyla onların Allah'ın mucizesiyle ünlü olmalarını bekliyor. Of hala çok güzel şu şarkı, içim eriyor dinlerken. Bu muhteşem altyapı ancak müzik aletleriyle yapılabilecek bir altyapı. Bu yüzden band gruplarını çok seviyorum yahu. Ayrı bir lezzet var tüm şarkılarında.
Böyle güzel bir grup çıkarıp ünlü edemediği için JYP'ye ''congratulations'': DAY6-Congratulations



2-) B1A4-O.K
Hala grup olarak devam etmiyor olmaları ne kadar üzücü. B1A4 müzikal anlamda asla hayal kırıklığına uğratmamış bir gruptur. Her title şarkıları ve b-side'ları birbirinden güzeldir. O.K de aynı güzellikte tam bir B1A4 şarkısı. Dinlemenin çok eğlenceli olduğu, içinizi çok garip duygularla dolduran ve sanki her şeyi yapabilecekmişsiniz gibi hissettiren bir nakarata sahip. Çok seviyordum B1A4'un müziğini ve debut şarkıları en sevdiklerimden birisi. Bu başarıda Jinyoung'un etkisi yadsınamaz elbette. Jinyung'un güzel şarkılar yazmaktaki olağanüstü başarısını sağır sultan duydu. B1A4 müziği güzeldir, kalitelidir, kendinizi iyi hissettirir. Çok seviyorum O.K'i dinlemeyi. Hala motivasyona ihtiyacım olduğunda elimin ilk gittiği şarkılardandır, asla eskimez. Bu vesileyle B1A4'A yetişememiş yenilere bir kaç şarkı önerisi vermiş olalım. Solo Day, Lonely, Baby I'm Sorry, Sweet Girl... Hatta iyisi mi, siz Youtube arama çubuğuna B1A4 yazın ve hepsini sıradan dinleyin. Asla pişman olmazsınız.
''O.K Go!'' öyleyse B1A4-O.K



1-) BTOB-Insane
Eğer Yook Sungjae muhteşem oyunculuğuyla halkın dikkatini önce kendine sonra BTOB'ye çekmemiş olsaydı BTOB her zaman Cube'un flop grubu olarak anılacaktı ki bu ihtimal beni korkudan titretiyor. Bir çok güzel şarkının yanında BTOB'nin Insane şarkısı benim için çok özeldir. Bu şarkı için ne yazsam çizsem bilemiyorum. Öyle güzel ki şarkının her saniyesi kalbimi titretiyor. Her üyenin partı ayrı ayrı öyle güzel ki. Şarkının melodisi zaten mükemmel. BTOB sektörün bana göre en güzel çıkışını yaparken halk uyuyormuş resmen, utansınlar yahu. Insane öyle güzel bir şarkı ki, elim titremeden, hiç çekinmeden BTOB'un şarkısını en iyi debut şarkısı seçiyorum şu anda. Umarım Cube debut şarkılarında yakaladığı başarıyı comeback şarkılarında göstermeyi de öğrenir artık. Kaç tane grubu varsa hepsinin gayet güzel debut şarkıları var. Aynı zamanda BTOB'nin Lover Boy şarkısı da sektörün en güzel b-sidelarından biridir. İsmini anmadan geçmeyelim.
En güzel debut şarkısına bir bakış BTOB-Insane

Eveeet. Bir listenin daha sonuna geldik. Aslında erkek gruplarında eklemek istediğim çok isim vardı ama sayıyı baştan on belirlediğim için ona sadık kalmak zorunda kaldım yoksa B.A.P-Warrior, BEAST-Bad Girl gibi çok eklemek istediğim şarkılar vardı. Aynı zamanda liste bitmeden önce aklıma gelse kesin ekleyeceğim bir de TXT var ama geç aklıma geldi ben de listeyi bininciye düzenlemiş olduğum için tekrar düzenlemeye üşendim. Siz varmış gibi farz edin çünkü TXT'nin Crown şarkısı da gayet başarılıdır, çıkalı kaç ay oldu hala dinliyorum.
Sizin en sevdiğiniz debut şarkıları hangileri? Yorumlarda konuşalım <


12 Temmuz 2019 Cuma

Well Intended Love / Dizi Yorumu


Selamlar Pazar şekerleri! Bugün inceleme köşemizde bir Çin dizisi yer alıyor! Evet efenim Uzakdoğu'nun her köşesinde elim, gözüm, kulağım var adeta, niye böyle oldu hiç bilmiyorum...

Netflix'te geçtiğimiz bir kaç hafta boyunca en üstte, önerilenlerde gezdiği için listeme almıştım bu diziyi ancak uzun bir süre boyunca sanmıyordum izleyeceğimi çünkü şu aralar dört diziyi falan aynı anda takip eder oldum. Sonra bir gün izlediğimiz film sonunda fragmanı çıkınca konu ve çekimleri itibariyle dizi ilgimi çekti ve annemle diziyi izlemeye başladık. Her gün 5 bölüm izleyerek diziyi dört günde kolayca bitirdik ahahshdhah

Şahsi yorumlarıma gelmeden konudan ve cast kısmından bahsedeceğim birazcık.
Adı: Well Intended Love, How Boss Wants To Marry Me
İlk yayın tarihi: 17 Ocak 2019
Tür: Romantik Dram
Bölüm Sayısı: 20
Bölüm Süresi: 45 dk
Ülke: Çin

Konu: 3. sınıf bir aktris olan Xia Lin'e lösemi teşhisi konunca iyileşmesi için ilik nakli gerekir. İliğinin uyuştuğu Ling Yizhou ise Xia Lin onunla evlenirse, iliğini vereceğini söyler.

OYUNCULAR:

Ling Yizhou (Xu Kai Cheng)
Burayı Xu Kai Cheng'i övme platformuna çevirmeden sadece karakterinden bahsetmek istiyorum ama çok zor. Kendisi tahmin etmenin çok zor olmadığı üzere CEO. Dört dizi takip ediyorum demiştim, başroldekilerin hepsi CEO... Arkadaşlar bırakın Asya'yı, Dünya üzerinde bu kadar şirket yoktur. İşiniz gücünüz çıtayı yükseltmek... Neyse.

Ling Aile şirketi Lingshi Grup CEO'su Ling Yizhou büyükannesinin evlenme isteğine kayıtsız kalamaz. Chu Yan ve An Ran ile birlikte büyüyen Ling Yizhou, herkesin onu An Ran'a yakıştırmasına rağmen An Ran'ı kardeşi gibi görmektedir ve Xia Lin ile sürpriz bir evlilik yapar.



Xia Lin (Simona Wang/Wang Shuang)
Xia Lin üçüncü sınıf bir aktristir. Oynadığı küçük roller ve yer aldığı projeler ile adım adım büyümeyi hedeflerken koyulan lösemi teşhisi ile planları alt olur. İliği ona uyuşan tek kişinin şu an iliğini vermek istemediğini öğrenince hastaneden kayıtları gizlice alır ve iliği ona uyan Ling Yizhou'yu ikna etme planlarına başlar.



Chu Yan (Ian Yi)
Chu Yan, Ling Yizhou'nun kardeşi gibi gördüğü arkadaşı, Chu ailesinin şirketinin varisidir. Xia Lin'in şirketinde oyunculuk yapmaktadır ve zirvedeki oyunculardan biridir. Babasıyla arası hiçbir zaman iyi olmayan Chu Yan, Ling Yizhou ve An Ran ile beraber büyümüştür. Xia Lin'in servet avcısı bir sahtekar olduğunu düşünen Chu Yan Xia Lin'e ısınamadığını her fırsatta belirtse de zaman geçtikçe düşünceleri değişir.



Wen Li (Huang Qian Shuo)
Wen Li, Ling Yizhou'nun şirketteki sağ koludur. Şahsi ve şirketteki tüm işlerine o bakar. Ling Yizhou'ya çok sadıktır. Yabancılara dokunmak başta olmak üzere dağınıklıktan hoşlanmayan Wen Li çok titiz birisidir. Ancak tam bir dağınıklık makinesi olan Jia Fei yanına taşındığında işler kontrolden çıkar.



Jia Fei (Liu Jia Xi)
Xia Lin'in en yakın arkadaşı olan Jia Fei, bir senaryo yazarıdır. Xia Lin'le aynı evde yaşayan Jia Fei, Xia Lin'in evlenmesi üzerine kirayı ödemekte zorlanır ve evden taşınarak Wen Li'nin teklifi üzerine Wen Li'nin yanına taşınır. Wen Li'nin titiz yaşamına ve temiz evine uyum sağlamaya çalışırken aralarına teklifsiz bir yakınlık sızar.


Xia Lin ile aynı şirkette olan Ling Yizhou hayranı ünlü oyuncu Lin Shuangshuang, Ling Yizhou ile evleneceğine kesin gözüyle bakarak Xia Lin'den nefret eden An Ran, Yizhou'yu küçükken terk edip yıllar sonra dönen annesi, geçmişten gelen bir düşman Nan Jintian ve Xia Lin'in bir süre asistanlığını yapan Yang Tong Tong da yan roller arasında yer alıyor.

*YAZININ BUNDAN SONRASI SPOİLER İÇERMEKTEDİR.*


Önce Ling Yizhou karakterinin ne kadar mükemmel bir adam olduğuna değinmek istiyorum. Kıza yalan lösemi teşhisini koydurduğunu görmezden gelirsek -ki gerçekten o çok kötü bir şeydi, başka plan mı yoktu be adam?- mükemmeldi. Sadık, romantik inanılmaz şirin bir şeydi. Mimiklerine bittim çünkü sincap gibi bir ağız yapısı vardı ve bu onu çok şirin yapıyordu. Xia Lin'in her istediğini yapıyordu, çok düşünceli bir karakterdi gerçekten. Fiziksel özelliklerine ise değinmek bile istemiyorum. Vücut ölçüleri çok orantılı. İnanılmaz yakışıklı yahu, bir düştüm ki diziyi izlerken kendisine. 1.87 boyunda olması yetmezmiş gibi bir de dizi boyunca yelekli takım giydi... Sen öldürmek istiyor beni ama ben seviyor yaşamayı... Benim favorim koyu yeşil takımı. Çok yakışıyor kendisi oğlumuza. Hem yakışıklı, hem iyi kalpli, hem uzun boylu, hem de zengin. Var mı böylesi gerçek hayatta? Yok. Ama dizi boyunca beni eritti yani yaptıkları.

Xia Lin ise bazen beni şaşırtan kurnazlıkları olsa da genel çizgilerde aşırı ''iyi'' bir karakterdi ve bu iyilik hızla aptallık sınırına doğru kaydı. Hayır ben böyle olaylar yaşasam on korumayla dolaşır, babama bile güvenmem bundan sonra. O yüzden bu sormaz sorgulamaz halleri zaten bela gelecek başına on bela fazla ekledi. Dizi boyunca ne giyse gözüm kaldı, o kadar güzel giyiniyordu ki. Bu çok iyi olması dışında düşündüğümüzde de çok sevimli bir karakterdi. Onun da binbir çeşit mimiğine şahit olduk dizide. Yizhou'nun hafızasını kaybettiği o bölümlerdeki çabaları beni çok güldürdü gerçekten. Hem çok sevimli, hem de içini acıtan bir çabası vardı. Dizi boyunca aynı saç modeliyle gezmesi beni delirtti ama olsundu. Ama enteresan bir şekilde de güçlü bir karakterdi. Her başı sıkıştığında birine koşmadı, kendi aklıyla düşündü, düştüyse daha güçlü kalktı, bir şeyler için mücadele etti. Bu halleri hoşuma gitti. Özellikle Yizhou'nun ona oyun oynadığını öğrendiği sahnede dozunda bir tepki vermişti. Ama o süreçte bile mantıklı düşündü.


Dizinin eksi yönlerinden bahsedeceğim ama biraz. Afişlerden de rahatça anlaşılacağı gibi çok fazla yan karakter var ve buna bağlı olarak da çok fazla kötü var. Xia Lin'in eski sevgilisi, yok onları ayırmaya çalışan An Ran, yok Chu Yan'ın babası, yok efenim intikam yemini etmiş Jintian, Tong Tong, annesi derken bir yerden sonra ''Topunuz gelsiiin'' diye haykırasım geldi. Bir de o kadar abartılı kötüler ki Yizhou'nun beraber oynadığı An Ran'ın içinden potansiyel katil çıktı, Jintian zaten sayko, sonradan hidayete erse de baştan elindeki bastonla kime denk getirirse vurup indiren, Chu Yan'ın despot babası, baştan çok pişman ve çok iyi diziye girse de kötü olmasıyla beni yıkan Yizhou'nun annesi. Yani hepsi o kadar abartılı kötüydü ki yapacaklarının sınırı yoktu. Tong Tong'u ise ilk gördüğümde anlamıştım onun sağlam pabuç olmadığını ama sakalım olmaması akabinde sözüm dinlenmiyor. Evsiz İnsan ve Hayvanların Yılmaz Fedaisi Xia Lin atladı yine ortaya ''Bizimle kalsın?'' diye, ben ekran başında tırnak dişlerken, Yizhou ''Sen nasıl istersen.'' dedi.

Dizinin bir diğer eksisi ise çok fazla aksiyon olması. Yani klasik bir zoraki evlilik senaryosunda uzunca bir süre birbirlerine alışmaya çalışırlar, aşık olduklarını kabul etmeleri zaten beş yüz bölüm sürer, son bölümlere doğru herkes bunun bir anlaşmalı evlilik olduğunu öğrenir, kıyamet kopar bir şekilde son bölüm olay çözülür, çiftimiz genellikle gerçek nikah kıyarak finali taçlandırır, hiç şaşmadı bu olay. Evet bu klasik senaryonun dışında olması çok güzeldi ama bu dizide de aksiyondan geçilmiyordu maşallah. Her bölüm yeni bir plan. Tamam senaryoya hareket katması için lazım ama bu kadarı da biraz şovdu. Chu Yan öldü sandığım bölüm gözüm dönmüştü sinirden ve ağlamaktan sjsjds Tabi son bölümlerdeki kaçırma olayına kadar çoğu plandan zarar görmeden sıyrıldı Xia Lin. Chu Yan ve Ling Yizhou maşallah vahiy yoluyla dibinde bittikleri için bir şekilde kurtulmuştu.

O kaçırma olaylarına da çok sinirliyim. Dizinin bitmesine kalmış dört bölüm, iki bölüm kovalamaca izlediğimiz yetmezmiş gibi, Jintian son bölümde bir kez daha kaçırdı kızı. Ve o kadar saçma bir sahneydi ki, niye vardı, ne amaca hizmet ediyordu, son bölümde çok mu gerekliydi bu olay düşünceleri içindeyim... O süreyi Yizhou'nun muhteşem babalık sahneleriyle geçirebilirdik.

İkinci sezon onayı alan dizi ikinci sezonuyla bunları telafi edecek mi yoksa daha çok aksiyonla işi iyice yokuşa mı sürecek göreceğiz. Bana ikincisi olacak gibi geliyor ama umarım daha sakin bir havada, minnoş bölümler verirler bize Ling ailesiyle.


Dizinin güzel yönlerine gelirsek de bu kadar aksiyon arasında nasıl yaptılar bilmiyorum ama hatırladığım çok güzel ve çok romantik sahneler vardı. Bence romantizm açısından çok doyurucu bir diziydi. Yizhou'nun romantikliği de bunda çok etkiliydi. Dışarıdan olgun ama içinde çocuk, ve kendisi Xia Lin istediği için frenlemeye çalışan halleri çok sevimliydi. Adam stüdyo satın alıyor, bir terslik oluyor bir elbiseyle ilgili, gidiyor elbise markasını satın alıyor falan. Tamam çok inandırıcı değil belki ama biraz mutlu olmayı biz de hak ediyoruz ahahahaha o yüzden bu romantiklikleri zenginliğiyle birleşince seyirciyi daha çok eritti. Hele o ''Cherry kiss'' sahnesi beni öldürdü gerçekten. Olaylar sevimliydi, gelişme şekli sevimliydi. Öyle on beş bölüm kaç kovalayla uğraşmadık en azından çabuk adapte oldular duruma.
Başroller arasındaki kimya ise çok çok güzeldi. Birbirlerine çok yakıştıkları yüz metre öteden bile görülebilir bir şeydi. Bakışları, hareketleri falan o uyumu çok güzel yansıttılar.
Bazı kısımların çok tahmin edilebilir olması beni rahatsız etmedi. Sonuçta konu itibariyle diziden ters köşe ve zeka fışkıran planlar da beklemedim yani.
Yizhou'nun hafızasını kaybettiği bölümler de çok eğlenceliydi ve diziye hareket kattı bence. Romantizmin dibine de o olaylar sonrasına vurduk zaten.

Kötü olmayan tüm yan karakterler çok eğlenceliydi ve sevimliydi. Büyükanne, Wen Li ve Jia Fei, Chu Yan... Hele Chu Yan. Zıpır halleri, abartılı mimikleri, gülüşü ve hareketleri itibariyle küçük bir çocuk gibi oluşu beni çok eğlendirdi ve çok da güzel giyiniyordu bence. Çok deneysel bir tarzı olsa da ona çok yakışıyordu. Sinirlendiğimdeki hallerine bayıldım. Yizhou'ya attığı totalde dört yumrukla dizinin kazananı olarak onu seçtim ahahshaj Jia Fei'de tüm dizi boyunca kızın aklına saçma sapan fikirleri sokan yegane karakterimiz olsa da güzel gülümsemesiyle hepsini kapattı.
Ling Yizhou'nun ise ara ara Wen Li'ye ''Böyle ölmem, füze atın!'' minvalindeki saldırıları çok sevimliydi. ''Sen nereden bileceksin, senin bekleyenin var mı ki?'' ahahahhahaha.

Yizhou'nun komadan ''Sakın ha!'' diyerek uyanması da şirin bir detaydı ama eminim ki bir doktor izlese anksiyete krizine girer ahahahaha ben sevdim, alala!

Ve ''Mumu''. Mumu İçin Para Kazan muhabbeti şekerler şekeriydi.

(Bu sahneye aşık olmuştum.)

Bir sonuca bağlamak gerekirse ben diziyi gayet sevdim. Karakterleri çok sevimli, olaylar çok hoştu. Aksiyonu biraz fazla olsa da araya serpiştirilen ultra romantik anlar bunu kapattı. Bir kere bence dizi sadece Yizhou'nun nasıl romantik ve minnoş bir insana dönüşmüş olduğunu görmek için izlenebilir. Diziyi bazı yerlerde onun bu karakteri itti resmen. Kıza çok önceden aşık olduğunun ve o yüzden hastalık olayını çıkartması çok saçma olsa da sonrasında telafi ettiler bunu. Çünkü bu olay Yizhou'yu saplantılı aşık gibi göstermişti ki Xia Lin onu kabul edene kadar beklemesi durumu kurtardı. Her olayda önce Xia Lin'in iyiliğini düşünmesi, her olayda onu kurtarması, çok iyi davranması falan çok ince hareketleriydi. O kadar muhteşem bir karakterdi ki dizi bitince kara kara düşünüyordum gerçek hayatta da var mıdır böyle bir insan diye. Canım sıkıldıkça açar izlerim bu diziyi.

İzleyelim bir izlemeyelim mi? Bence izleyin. Çerezlik denecek kadar entrikasız, olaysız bir dizi değil. İşin içinde aksiyon, entrika, yalan dolan falan da var. Ama yine de bence hepsi çok güzel bir sonuca bağlanmıştı. Hem yan karakterlerin olayları, hem de başroller. Bir tek o finale kattıkları gereksiz sahneler canımı sıktı. Dediğim gibi ben daha çok Yizhou ve bebek sahnesi istiyordum, çok tatlı bir baba olmuş ya, toplantıda bebek oynatıyordu ahahahaha.
Çok sevimli sahnelerle sona erdi dizi.
Bence böyle sevimli diziler sadece mutlu olmak için bile izlenebilir. Gitmeden bir kaç sevimli kare daha bırakayım. Tüm dizi müzikleri çok güzeldi ama dizi bitince aklımda en çok kalan iki şarkıyı da bırakayım gitmeden.
-Ricky-Can't Lose You
-Ann-Still Like You
-童可可-甜蜜发酵

İzleyin. Hatta ikinci sezon gelene kadar üç beş kere daha izleyin. Çünkü ben öyle yapacağım hehee:3 Çok şirin bir çiftti çok!



Eğer diziyi izlediyseniz, yorumlarınızı beklerim :3

27 Haziran 2019 Perşembe

K-Dramalarda Görmeyi Dört Gözle Beklediğim(iz) Çiftler!


Çok magazinsel bir başlıkla, yine karşınızdayım efenim ahahaha. 
Biliyorum bu hepimizin ortak yarası. Yakışmayan, enerjisi tutmayan çiftler yüzünden kaç dizi çöpe gitti... Ben ise yan yana gelmeden bile ortalığı kasıp kavurabilecek k-drama çiftlerini derledim. Ah ah, gerçekten her birini bir dizide izlemeyi o kadar izlerim ki. Duyun sesimizi!
Neyse, başlayalım efenim!
*=Listede bir sıralama yoktur, rastgeledir.

Ji Sung & Son Ye Jin
Ji Sung benim, açık ara farkla en sevdiğim aktörlerden birisidir. Bir kere Kill Me Heal Me'deki oyunculuğu için kendisini karşıma oturtup saatlerce övmek istiyorum. Protect The Boss'ı yıllar önce izlemiştim, yanlış hatırlamıyorsam orada da sosyofobisi olan bir CEO'yu o kadar gerçekçi canlandırmıştı ki... Hem çok yakışıklı, hem çok iyi bir oyuncu. Hem de çok güzel bir eşi var, bu madde ne alaka bilmiyorum ahahaha Ji Sung gibi bir oyuncuyu ise Son Ye Jin gibi hem deneyimli, hem yetenekli hem de güzel bir oyuncuyla izlemek çok güzel olabilirdi. Ji Sung'a yakıştırabileceğim nadir aktrislerden birisidir Son Ye Jin. Kendisini Personal Taste'in yanında A Moment To Remember'da izledim ki, o film ciğerimi dağlayıp geçmiştir.



Kim Soo Hyun & Han Ye Seul
Eveeet ikinci en sevdiğim aktör de geldi. Kim Soo Hyun'u My Love From The Stars'da izleme şansı buldum, o günden beri çarpıldım, kendisi hayatımın aşkı oldu. (arkadaşlar ŞAKA bu arada ''ergn msn yha.s.s diye üstüme saldıranlar oluyor da açıklayayım) önemli uyarılardan sonra devam edersek gerçekten ekranı doldurabilen bir oyuncu Kim Soo Hyun. Gerçekten fotojenik, yetenekli bir oyuncu.
Han Ye Seul ise en güzel 3 aktris listemde sayacağım bir aktris. İnanılmaz bir güzelliği var. Oyunculuğunu da beğeniyorum. Zaten şu ikisi yan yana sadece dursa da görsellik patlamasından nefes alamaz hale geleceğimiz için, yalvarırım bir dizi çekin, gözümüz gönlümüz açılsın.



Song Joong Ki & Jang Na Ra
Şimdi siz diyorsunuz ki ''Ne alaka?'', işte demeyin. Derin bir nefes alın, tekrar resme bakın. Cidden güzel çift olurlar. Jang Na Ra şekerler şekeri bir oyuncu, e Song Joong Ki'yi de artık hepimiz biliyoruz. E zaman senaristler, yönetmenler helva yapsanızaaa, helva yapsanıza.
Bu arada Song Joong Ki'ye başta Park Bo Young'u düşünmüştüm ki sonra ikisinin zaten A Werewolf Boy'da bir arada oynadıkları aklıma geldi. Görüyor musunuz ne kadar isabetli çiftler ortaya çıkarıyorum??
PS: Song Joong Ki ve Park Bo Young ikilisini tekrar film/dizide izlemeye hayır demem.



Park Hae Jin & Park Bo Young
Bu ikili de inanılmaz tatlı oldu. Park Hae Jin benim fangirllük yaptığım tek oyuncu olabilir. Kendisine Cheese In The Trap'te yazık ettiler, harcadılar, hala çok sinirliyim. Sinirim kendisini bir dizide başrol olarak gördüğümde geçebilir, bilemiyorum yani. Ve kendisine Park Bo Young gibi şekerler şekeri bir insan eşlik ederse, tadından yenmeez.



So Ji Sub & Jun Ji Hyun
Şu ikilinin yaratacağı yıkımı hayal edebilen var mı? Eğer senaryo güzel olursa, yılın en çok reyting alan dizisi olur o dizi. Demedi demeyin. Yahu So Ji Sub zaten canım ciğerim, Adamın kendine has hareketleri, mimikleri, vurgu ve tonlaması oynadığı her dizide diziyi götürüyor. The Master's Sun'daki ''Defol'' hareketi bir külttü. O yüzden lütfen bir süre daha dizi çeksin.
Jun Ji Hyun ise... Hem çok güzel, hem çok yetenekli. My Love from The Stars'da kendisine bir kez daha aşık olmuştum. Karakteri resmen yaşadığı için şu an kendisini Cheon Song Yi ile inanılmaz özdeşleştirmiş durumdayım. o dizinin hit olmasının bir sebebi vardı.
Demem o ki bu ikili bir dizi çekse, hayat bayram olsa!



Park Seo Joon & Lee Sung Kyung
AY OLABİLİR Mİ BÖYLE BİR ŞEY ÇÜNKÜ LÜTFEN OLSUN DA!
Bu çift ortalığı yıkar. Lütfen ya lütfen! Park Seo Joon'u tatlışlığının zirve olduğu Kill Me Heal Me'de izledim. Oyunculuğu cidden çok iyiydi. Esas vuruşunu yaptığı What's Wrong With Secretary Kim ise listemin başlarında. Dizilerim bitsin, ilk ona başlayacağım. Dizinin yayınlandığı sürede çok beğenilmişti oyunculuğu.
Lee Sung Kyung'u ise henüz izleyemedim ama o kadar peri kızı gibi ki bazen bu güzelliğin gerçek olabileceğine inanmıyorum. Ve bence bu ikili bir dizide inanılmaz olabilir. Sadece hayal edin ya, muhteşem oluyor. Duyun sesimi!



Jang Hyuk & Shin Min Ah
BEN BU ÇİFTE CANIMI VERİRİM.
Ya sadece şu fotoğraf karesinden bile enerji, uyum, elektrik fırlıyor hissetmiyor musunuz? İnanılmaz güzel olmazlar mı?
Jang Hyuk'u nedense yarım bıraktığım Fated To Love You'da izlemiştim ama izlediğim ilk 11 bölümün kralı olmuştu, inanılmaz sempatik ve yetenekli bir oyuncu, Shin Min Ah'yı ise Oh My Venus'te izledim ve gerçekten inanılmaz bir kadın. İzlemeden önce egzotik güzelliğiyle en güzel aktris olduğunu düşünüyordum, oyunculuğu da bir harikaymış. Gerçekten çok güzel bir kadın. Jang Hyuk'la bir kdrama çekseler ne hale gelebileceğimi tahmin edemiyorum.



Sung Hoon & Yoo In Na
Şimdi herkes ellerini açıyor ve dua ediyor ÇÜNKÜ BEN BU ÇİFTİ BİR DİZİDE İZLERSEM DÜNYANIN EN MUTLU İNSANI FALAN OLURUM. Bir kere Yoo In Na mimikleri, ses tonu, şirin tavırlarıyla oyunculuğunu o kadar sevdiğim bir insan ki My Love from The Stars'da kendisine gıcık olamadım. Ki zaten onu Queen In Hyun's Man'de izlemiş herhangi birinin gıcık olabileceğine ihtimal veremiyorum. Çünkü orada dünyanın en ballı lokma tatlısı insanıydı.
Sung Hoon'u ise Oh My Venus'te izledim ve kendisini bir de mini dizisi olan Noble My Love'da izlemeyi planlıyorum henüz izleyemesem de. Ama Oh My Venus'te kalbimi çaldı bile. İnanılmaz yakışıklı ve rolünün hakkını veriyor. Bize o soğuk, mesafeli ama bunu aşmaya çalışan ürkek insanı o kadar güzel yansıttı ki. Kendisini düzgün bir dizide başrol olarak görmek istiyorum artık. Diğer başrol olarak da Yoo In Na tabiki. Harika olur harika.
Kamu hizmeti: Sung Hoon'un bir dergi çekimleri var kızlar... Yok böyle bir şey.



Benim en çok görmek istediğim çiftler bunlardı. Park Bo Gum ve Kim Yoo Jung da bu listedeydi ama zaten bir dizi çekmişler eğer çok istiyorsam gideyim onu izleyeyim ahahaha Gerçekten şu çiftlerden bazılarını o kadar çok görmek isterim ki bir dizide. Umarım bunu izleme şansımız olur. Öyle olursa, aklınıza gelirim belki ''Aah ah Pırıltı demişti dersiniz.'' ahahshahj En sevdiğim çiftleri buraya bırakıyor ve yazıyı sevdiğimiz beylerden Sung Hoon ile kapatıyorum. Sizin görmek istediğini çiftler hangisi? Yorumlarda konuşalım :3